İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 217 / 507
217

Senin şu fânî dünyana bedel, bâkî bir Cennet seni bekler. İbâdet ettiğin ve tanıdığın Hàlık-ı Zülcelâl’in va'dine îmân ve i'timâd et. Ona va'dinde hulfetmek muhâldir. Kudretinde hiçbir cihetle noksaniyet yoktur. İşlerine, acz müdâhale edemez. Senin küçük bahçeni halkettiği gibi, Cenneti dahi senin için halk edebilir ve halk etmiş ve sana va'detmiş. Ve va'dettiği için, elbette seni onun içine alacak.

Mâdem bilmüşâhede görüyoruz.. Her senede, yeryüzünde, hayvanat ve nebâtâtın üç yüz binden ziyâde envâ'larını ve milletlerini kemâl-i intizam ve mîzan ile, kemâl-i sür'at ve sühûletle haşredip, neşreder.

Elbette böyle bir Kadîr-i Zülcelâl, va'dini yerine getirmeğe muktedirdir.

Hem mâdem; her senede, öyle bir Kadîr-i Mutlak, haşrin ve Cennetin nümûnelerini binler tarzda icâd ediyor.

Hem mâdem; bütün semâvî fermânları ile saâdet-i ebediyeyi va'd edip, Cenneti müjde veriyor.

Hem mâdem; bütün icraatı ve şuûnâtı hak ve hakikattir; ve sıdk ve ciddiyetledir.

Hem mâdem; âsârının şehâdetiyle bütün kemâlât, Onun nihâyetsiz kemâline delâlet ve şehâdet eder ve hiçbir cihette naks ve kusur Onda yoktur.

Hem mâdem; hulfü'l-va'd ve hilâf ve kizb ve aldatmak, en çirkin bir haslet ve naks ve kusurdur.

Elbette ve elbette, O Kadîr-i Zülcelâl, O Hakîm-i Zülkemâl, O Rahîm-i Zülcemâl, va'dini yerine getirecek; saâdet-i ebediye kapısını açacak; Âdem babanızın vatan-ı aslîsi olan Cennete, sizleri –ey ehl-i îmân!– idhal edecektir.

On Birinci Kelime

ONBİRİNCİ KELİME:

وَاِلَيْهِ الْمَصِيرُ Yani; ticâret ve memuriyet için mühim vazifelerle bu dâr-ı imtihan olan dünyaya gönderilen insanlar ticâretlerini yapıp, vazifelerini bitirip ve hizmetlerini itmâm ettikten sonra, yine onları gönderen Hàlık-ı Zülcelâl’ine dönecekler ve Mevlâ-yı Kerîm’lerine kavuşacaklar. Yani bu dâr-ı fânîden gidip dâr-ı bâkîde huzur-u Kibriyâya müşerref olacaklar.

Yani; esbâb dağdağasından ve vesâitin karanlık perdelerinden kurtulup, Rabb-i Rahîm’lerine, makarr-ı saltanat-ı ebedîsinde perdesiz kavuşacaklar. Doğrudan doğruya herkes, kendi Hàlık’ı ve Ma'bûd’u

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.