İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 52 / 507
52

Amma Kader nokta-i nazarında fecî âkıbetin hikmeti ise: Hasan ve Hüseyin ve onların hânedânları ve nesilleri, manevî bir saltanata namzed idiler. Dünya saltanatı ile manevî saltanatın cem'i gayet müşküldür. Onun için onları dünyadan küstürdü, dünyanın çirkin yüzünü gösterdi. Tâ, kalben dünyaya karşı alâkaları kalmasın. Onların elleri muvakkat ve sûrî bir saltanattan çekildi; fakat parlak ve dâimî bir saltanat-ı maneviyeye ta'yin edildiler. Âdi vâliler yerine, evliyâ aktâblarına merci' oldular.

Üçüncü Sual

Üçüncü Suâliniz: “O mübârek zâtların başına gelen o fecî, gaddârâne muâmelenin hikmeti nedir?” diyorsunuz.

Elcevab: Sâbıkan beyân ettiğimiz gibi, Hazret-i Hüseyin’in muârızları olan Emevîler saltanatında, merhametsiz gadre sebebiyet verecek üç esâs vardı:

Birisi: Merhametsiz siyasetin bir düsturu olan; “Hükûmetin selâmeti ve âsâyişin devamı için, eşhâs fedâ edilir.”

İkincisi: Onların saltanatı, unsuriyet ve milliyete istinâd ettiği için, milliyetin gaddârâne bir düsturu olan; “Milletin selâmeti için herşey fedâ edilir.”

Üçüncüsü: Emevîlerin, Hâşimîlere karşı an'anesindeki rekabet damarı, Yezid gibi bazılarda bulunduğu için, şefkatsiz bir gadre kàbiliyet göstermişti.

Dördüncü bir sebeb de: Hazret-i Hüseyin’in tarafdârlarında bulunuyordu ki; Emevîlerin, Arab milliyetini esâs tutup, sâir milletlerin efrâdına “memâlik” tâbir ederek köle nazarıyla bakmaları ve gurur-u milliyelerini kırmaları yüzünden, milel-i sâire Hazret-i Hüseyin’in cemâatine intikamkârâne ve müşevveş bir niyetle iltihak ettiklerinden, Emevîlerin asabiyet-i milliyelerine fazla dokunmuş, gayet gaddârâne ve merhametsizcesine meşhûr fâciaya sebebiyet vermişlerdir.

Mezkûr dört esbâb, zâhirîdir. Kader noktasından bakıldığı vakit, Hazret-i Hüseyin ve akrabasına o fâcia sebebiyle hâsıl olan netâic-i uhreviye ve saltanat-ı rûhâniye ve terakkiyât-ı maneviye, o kadar kıymetdârdır ki, o fâcia ile çektikleri zahmet, gayet kolay ve ucuz düşer. Nasıl ki bir nefer, bir saat işkence altında şehîd edilse; öyle bir mertebeyi bulur ki, on sene başkası çalışsa, ancak o mertebeyi bulur. Eğer o nefer şehîd olduktan sonra ona sorulabilse; “Az bir şey ile pek çok şeyler kazandım.” diyecektir.

Dördüncü Sual

Dördüncü Suâlinizin Meâli: Âhirzamanda Hazret-i İsâ Aleyhiselâm Deccâlı öldürdükten sonra, insanlar ekseriyetle din-i Hakka girerler. Hâlbuki rivâyetlerde gelmiştir ki; “Yeryüzünde Allah Allah diyenler bulundukça kıyâmet kopmaz.” Böyle umumiyetle îmâna geldikten sonra nasıl umumiyetle küfre giderler?

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.