İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 265 / 507

Yirmiüçüncü Mektûb

265

Yirmiüçüncü Mektûb

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ عُمْرِكَ وَذَرَّاتِ وُجُودِكَ

Azîz, gayretli, ciddi, hakikatli, hàlis, dirayetli kardeşim;

Bizim gibi hakikat ve âhiret kardeşlerin, ihtilâf-ı zaman ve mekân, sohbetlerine ve ünsiyetlerine bir mâni teşkil etmez. Biri şarkta, biri garbda, biri mâzide, biri müstakbelde, biri dünyada, biri âhirette olsa da; beraber sayılabilirler ve sohbet edebilirler. Hususan bir tek maksad için bir tek vazifede bulunanlar, birbirinin aynı hükmündedirler. Sizi her sabah yanımda tasavvur edip, kazancımın bir kısmını, bir sülüsünü (Allah kabûl etsin) size veriyorum. Duâda, Abdülmecîd ve Abdurrahman ile berabersiniz. İnşâallâh her vakit hissenizi alırsınız...

Sizin dünyaca bazı müşkülâtınız, senin hesabına beni bir parça müteessir etti. Fakat mâdem dünya bâkî değil ve musîbetlerinde bir nev'i hayır vardır; senin bedeline “Ya hû bu da geçer” kalbime geldi. لاَ عَيْشَ اِلَّا عَيْشُ الْآخِرَةِ düşündüm, ﴾ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِرِينَ ﴿ okudum. ﴾ اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ ﴿ dedim. Senin yerine tesellî buldum. Cenâb-ı Hak bir abdini severse, dünyayı ona küstürür, çirkin gösterir. İnşâallâh sen de o sevgililerin sınıfındansın. Sözler’in neşrine mânilerin çoğalması sizi müteessir etmesin. İnşâallâh neşrettiğin mikdar bir rahmete mazhar olduğu zaman, pek bereketli bir sûrette o nurlu çekirdekler, kesretli çiçekler açacaklar.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.