İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 142 / 507
142

ağzına üflemiş, duâ etmiş. Bağladı, bir kısım sahâbeye verdi: “Ağzını açmayınız! Yalnız abdest aldığınız vakit açınız.” demiş. Gitmişler, abdest almak vaktinde ağzını açmışlar. Görüyorlar ki, hàlis bir süt, ağzında da kaymak yağ!..

İşte bu beş cüz'ü, bazıları meşhûr, bazı da mühim imâmlar naklediyorlar. Bunlar ve burada nakledilmeyenlerle mecmûu; manevî tevâtür gibi bir mu'cize-i mutlakanın tahakkukunu gösteriyorlar.

Sekizinci Misal

Sekizinci Misâl: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın mesh ve duâsıyla, sütsüz ve kısır keçilerin; mübârek elinin temâsıyla ve duâsıyla, sütlü, hem çok sütlü olmaları misâlleri ve cüz'iyâtları çoktur. Biz, yalnız meşhûr ve kat'î iki-üç misâli, nümûne olarak zikrediyoruz:

Birincisi: Ehl-i siyerin bütün mu'teber kitapları haber veriyorlar ki: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Ebû Bekiri's-Sıddık ile beraber hicret ederken, Âtiket Binti'l-Huzâiye denilen Ümm-ü Ma'bed hânesine gelmişler. Gayet zaîf, sütsüz, kısır bir keçi orada vardı. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Ümm-ü Ma'bed’e fermân etti: “Bunda süt yok mudur?” Ümmü Ma'bed demiş ki: “Bunun vücûdunda kan yoktur; nereden süt verecek!” Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm gidip o keçinin beline elini sürmüş, memesini de meshetmiş, duâ etmiş. Sonra demiş: “Kap getiriniz, sağınız!” Sağdılar, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Ebû Bekiri's-Sıddık ile içtikten sonra, o hâne halkı da doyuncaya kadar içmişler. O keçi kuvvetlenmiş, öyle de mübârek kalmış.

İkincisi: Şât-ı İbn-i Mes'ûd’un meşhûr kıssasıdır ki: İbn-i Mes'ûd, İslâm olmadan evvel, bazıların çobanı idi. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Ebû Bekiri's-Sıddık ile beraber, İbn-i Mes'ûd’un keçileriyle bulunduğu yere gitmişler. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, İbn-i Mes'ûd’dan süt istemiş. O da demiş: “Keçiler benim değil, başkasının malıdırlar.” Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm demiş: “Kısır, sütsüz bir keçi bana getir.” O da iki senedir teke görmemiş bir keçi getirdi. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm eliyle onun memesine meshedip duâ etmiş. Sonra sağmışlar, hàlis bir süt almışlar, içmişler. İbn-i Mes'ûd bu mu'cizeyi gördükten sonra îmân etmiş.

Üçüncüsü: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın murdiası yani süt annesi olan Halîme-i Sa'diye’nin keçilerinin kıssa-i meşhûresidir ki; o kabilede bir derece kahtlık vardı. Hayvanat zaîf ve sütsüz oluyordular ve tok oluncaya kadar yemiyorlardı. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm oraya, süt annesinin yanına gönderildiği zaman, onun bereketiyle, Halîme-i Sa'diye’nin keçileri, akşam vakti, başkalarının hilâfına olarak, hem tok ve memeleri dolu olarak geliyorlardı.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.