cümlesi şifâ bulup gitmişler. Hattâ kırk defa hac eden ve kırk sene sabah namazını yatsı abdestiyle kılan, Tâbiînin azîm imâmlarından ve çok sahâbelerle görüşen, Tâus denilen Ebû Abdurrahmani'l-Yemânî, kat'iyyen haber verir ve hükmeder ve demiş ki: “Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a ne kadar mecnûn gelmişse, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm sînesine elini koymuş ise, kat'iyyen şifâ bulmuştur; şifâ bulmayan kalmamış.”
İşte, asr-ı saâdete yetişmiş böyle bir imâm, böyle kat'î ve küllî hükmetmişse, elbette ona gelen hiçbir hasta kalmamış ki, illâ şifâ bulmuş. Mâdem şifâ bulmuş, elbette müracaatlar binler olacaktır.
On Dördüncü İşaret
ONDÖRDÜNCÜ İŞÂRET:
Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın envâ'-ı mu'cizâtından bir nev'-i azîmi, duâsıyla zâhir olan hàrikalardır. Evet şu nev'i, kat'î ve hakîki mütevâtirdir. Cüz'iyât ve misâlleri o kadar çoktur ki, hesab edilmez. Misâllerin çokları var ki, onlar da mütevâtir derecesine çıkmışlar. Belki tevâtüre yakın meşhûr olmuşlar. Bir kısmını öyle imâmlar nakletmiş ki, meşhûr mütevâtir gibi, kat'iyyeti ifâde eder. Biz, şu pek çok misâllerinden, tevâtüre yakın ve meşhûr derecesinde münteşir bazı misâlleri, nümûne olarak ve her misâlinde birkaç cüz'iyâtını zikredeceğiz.
Birinci Misal
Birinci Misâl: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın yağmur duâsı tevâtür derecesinde ve çok defa tekrar ile, dâima sür'atle kabûl olması; başta İmâm-ı Buhârî ve İmâm-ı Müslim, eimme-i hadîs nakletmişler. Hattâ bazı defa, minber-i şerîf üstünde, yağmur duâsı için elini kaldırıp indirmeden yağmış. Sâbıkan zikrettiğimiz gibi, bir-iki defa ordu susuz kaldığı vakit bulut geliyordu, yağmur veriyordu. Hattâ nübüvvetten evvel, cedd-i Nebî Abdülmuttalib, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın küçüklük zamanında mübârek yüzüyle yağmur duâsına giderdi. Onun yüzü hürmetine gelirdi ki; o hâdise, Abdülmuttalib’in bir şiiri ile iştihâr bulmuş.
Hem vefât-ı Nebevî’den sonra, Hazret-i Ömer, Hazret-i Abbâs’ı vesile yapıp demiş: “Yâ Rab! Bu senin Habîbinin amucasıdır. Onun yüzü hürmetine yağmur ver!” Yağmur gelmiş.
Hem İmâm-ı Buhârî ve Müslim haber veriyorlar ki: Yağmur için duâ taleb edildi. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm duâ etti. Yağmur öyle geldi ki, mecbur oldular: “Aman duâ et, kesilsin!” Duâ etti, birden kesildi.
İkinci Misal
İkinci Misâl: Tevâtüre yakın meşhûrdur ki: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, sahâbe ve îmâna gelenler daha kırka vâsıl olmadan ve gizli ibâdet etmekte iken duâ etti:
