İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 147 / 507
147

Hem Ümmü'l-mü'minîn Ümm-ü Seleme haber veriyor ki: Bir ceylan, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ile konuşmuş ve risaletine şehâdet etmiş.

İşte bunun gibi çok misâller var. Hem de, kat'î şöhret bulmuş birkaç nümûneyi gösterdik. Ve Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı tanımayana ve itâat etmeyene deriz:

Ey insan! İbret alınız… Kurt, arslan, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı tanıyor, itâat ediyorlar. Sizlerin; hayvandan, kurttan aşağı düşmemeye çalışmanız iktiza eder!..

İkinci Şube

İkinci Şûbe: Cenazelerin ve cinlerin ve melâikelerin, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı tanımalarıdır. Bunun da çok hâdiseleri var. Nümûne için, şöhret bulmuş ve mevsuk imâmlar haber vermiş birkaç nümûneyi, evvelâ cenazelerden göstereceğiz. Amma cin ve melâike ise; o mütevâtirdir. Onların misâlleri bir değil, bindir.

İşte ölülerin konuşması misâllerinden:

Birincisi şudur ki: Ulemâ-i zâhir ve bâtının, Tâbiîn zamanında en büyük reisi ve İmâm-ı Ali’nin mühim ve sâdık bir şâkirdi olan Hasan-ı Basrî haber veriyor ki: “Bir adam, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın yanına gelerek, ağlayıp sızladı. Dedi: “Benim küçük bir kızım vardı, şu yakın derede öldü, oraya attım.” Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ona acıdı. Ona dedi: “Gel oraya gideceğiz.” Gittiler. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, o ölmüş kızı çağırdı: “Yâ filâne!” dedi. Birden o ölmüş kız, لَبَّيْكَ وَسَعْدَيْكَ dedi. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm fermân etti: “Tekrar peder ve vâlidenin yanına gelmeyi arzu eder misin?” O dedi: “Yok, ben onlardan daha hayırlısını buldum!”

İkincisi: İmâm-ı Beyhakî ve İmâm-ı İbn-i Adiyy gibi bazı mühim imâmlar, Hazret-i Enes İbn-i Mâlik’ten haber veriyorlar ki: Enes demiş: ”Bir ihtiyare kadının bir tek oğlu vardı, birden vefât etti. O sâliha kadın, çok müteessir oldu, dedi: ‘Yâ Rab! Senin rızân için, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın bîatı ve hizmeti için hicret edip buraya geldim. Benim hayatımda istirahatimi te'min edecek tek evlâdcığımı, O Resûlün hürmetine bağışla!’ Enes der: “O ölmüş adam kalktı, bizimle yemek yedi.”

İşte şu hâdise-i acîbeye işâret ve ifâde eden, İmâm-ı Bûsâyrî’nin Kaside-i Bürde’de şu fıkrasıdır:

لَوْ نَاسَبَتْ قَدْرَهُ آيَاتُهُ عِظَمًا ❀ اَحْيَى اسْمُهُ حِينَ يُدْعَى دَارِسَ الرِّمَمِ

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.