İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 121 / 507
121

Aleyhissalâtü Vesselâm’ın etrafında tavâf eder gibi döndü. Sonra yine yerine gitti. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm fermân etti ki:

اِنَّهَا اِسْتَاْذَنَتْ اَنْ تُسَلِّمَ عَلَىَّ Yani: “O ağaç, Cenâb-ı Hak’tan istedi ki, bana selâm etsin.”

Yedinci Misal

Yedinci Misâl: Muhaddisler, nakl-i sahîh ile İbn-i Mes'ûd’dan beyân ediyorlar ki; İbn-i Mes'ûd dedi: “Batn-ı Nahl denilen nâm mevkide, Nusaybin ecinnîleri ihtidâ için Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a geldikleri vakit, bir ağaç o ecinnîlerin geldiklerini haber verdi.” Hem İmâm-ı Mücâhid, o hadîste İbn-i Mes'ûd’dan nakleder ki: “O cinnîler bir delil istediler. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bir ağaca emretti; yerinden çıkıp geldi, sonra yine yerine gitti.” İşte, cin tâifesine bir tek mu'cize kâfî geldi.

Acaba bu mu'cize gibi bin mu'cizât işiten bir insan îmâna gelmezse, cinnîlerin; ﴾ يَقُولُ سَفِيهُنَا عَلَى اللّٰهِ شَطَطًا ﴿ tâbir ettikleri şeytanlardan daha şeytan olmaz mı?

Sekizinci Misal

Sekizinci Misâl: Sahîh-i Tirmizî, nakl-i sahîh ile Hazret-i İbn-i Abbâs’tan haber veriyorlar ki, İbn-i Abbâs dedi ki: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bir A'rabîye fermân etti:

اَرَاَيْتَ اِنْ دَعَوْتُ هٰذَا الْعِذْقَ مِنْ هٰذِهِ النَّخْلَةِ اَتَشْهَدُ اَنِّى رَسُولُ اللّٰهِ

“Ben, bu ağacın şu dalını çağırsam, yanıma gelse, îmân edecek misin?” “Evet” dedi. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm çağırdı. O urcun, ağacının başından kopup, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın yanına atladı, geldi. Sonra emretti, yine yerine gitti.”

İşte, bu sekiz misâl gibi çok misâller var; çok tarîklerle nakledilmişler. Ma'lûmdur ki; yedi-sekiz urgan toplansa, kuvvetli bir halat olur. Binâenaleyh, şu en meşhûr sıddıkîn-i sahâbeden, böyle müteaddid tarîklerle ihbar edilen şu mu'cize-i şeceriye, elbette tevâtür-ü manevî kuvvetindedir; belki tevâtür-ü hakîkidir. Zâten sahâbeden sonra tâbiînin eline geçtiği vakit, tevâtür sûretini alır. Hususan Buhârî, Müslim, İbn-i Hibban, Tirmizî gibi kütüb-ü sahîha; tâ zaman-ı sahâbeye kadar, o yolu, o kadar sağlam yapmışlar ve tutmuşlar ki, meselâ Buhârî’de görmek, aynı sahâbeden işitmek gibidir.

Acaba o Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a ağaçlar –misâllerde göründüğü gibi – Onu tanıyıp, risaletini tasdik edip, Ona selâm

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.