İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 108 / 507
108

Dört avuç mikdarı olan bir sâ' ekmek için, hamur yapıldı. Bir keçi dahi kesildi, pişirildi. Yalnız ciğer ve böbrekleri kebap yapıldı. Kasem ederim, o kebaptan yüzotuz sahâbeden herbirisine bir parça kesti, verdi. Sonra Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, pişmiş eti iki kâseye koydu. Biz umumumuz tok oluncaya kadar yedik, fazla kaldı; ben fazlasını deveye yükledim.”

Beşinci Misal

Beşinci Misâl: Kütüb-ü sahîha kat'iyyetle beyân ediyorlar ki: Gazve-i Garrâ-i Ahzâb’da, meşhûr yevmü'l-Hendek’te, Hazret-i Câbirü'l-Ensârî kasem ile ilân ediyor. O günde, dört avuç olan bir sâ' arpa ekmeğinden, bir senelik bir keçi oğlağından bin adam yediler ve öylece kaldı. Hazret-i Câbir der ki: “O gün yemek, hânemde pişirildi; bütün bin adam o sâ'dan, o oğlaktan yediler, gittiler; daha tenceremiz dolu kaynıyor, daha hamurumuz ekmek yapılıyor. O hamura, o tencereye mübârek ağzının suyunu koyup, bereketle duâ etmişti.”

İşte şu mu'cize-i bereketi, bin zâtın huzurunda, onları ona alâkadar göstererek Hazret-i Câbir kasemle ilân ediyor. Demek şu hâdise, bin adam rivâyet etmiş gibi kat'î denilebilir.

Altıncı Misal

Altıncı Misâl: –Nakl-i sahîh-i kat'î ile– hàdim-i Nebevî Hazret-i Enes’in amucası meşhûr Ebû Talha der ki: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, yetmiş-seksen adamı, Enes’in koltuğu altında getirdiği az arpa ekmeğinden tok oluncaya kadar yedirdi. “O az ekmekleri parça parça ediniz!” emretti ve bereketle duâ etti. Menzil dar olduğundan, onar-onar gelip yediler, tok olarak gittiler.

Yedinci Misal

Yedinci Misâl: –Nakl-i sahîh-i kat'î ile– Şifâ-i Şerîf ve Müslim gibi kütüb-ü sahîha beyân ederler ki: Hazret-i Câbirü'l-Ensârî diyor: Bir zât, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’dan iyâli için taam istedi. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, yarım yük arpa verdi. Çok zaman o adam iyâli ile ve misâfirleriyle o arpadan yediler. Bakıyorlar, bitmiyor. Noksaniyetini anlamak için ölçtüler. Sonra bereket dahi kalktı, noksan olmağa başladı. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a geldi; vak'ayı beyân etti. Ona cevaben fermân etti: لَوْ لَمْ تَكِلْهُ لَاَكَلْتُمْ مِنْهُ وَلَقَامَ بِكُمْ

Yani: “Eğer kile ile tecrübe etmeseydiniz, hayatınızca size yeterdi.”

Sekizinci Misal

Sekizinci Misâl: Tirmizî ve Nesâî ve Beyhakî ve Şifâ-i Şerîf gibi kütüb-ü sahîha beyân ediyorlar ki: Hazret-i Semure İbn-i Cündüb der: “Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a bir kâse et geldi. Sabahtan akşama kadar, fevc fevc adamlar geldiler, yediler.”

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.