| |Sayfa No|
|:-:|:-:|
|DÖRDÜNCÜSÜ: “Zaafa uğrayan İslâmiyeti, takviye niyetiyle, kuvvetli olan milliyete mezcetmek ve secâya-yı milliyeyi Şeâir-i İslâmiye ile kuvvetleştirmek bu asırda daha iyi olmaz mı?” diyen dessâs ehl-i dünyanın bu müdhiş suâline karşı, gayet metîn bir cevaptır.
BEŞİNCİSİ: “Bu kadar hey'et-i ictimâiye-i beşeriye fesâda girmiş; ve hissiyat-ı diniye zaîfleşmiş; ve şahsî dehâlar ve harekât, cemâatin şahs-ı manevîsinin icraatına mağlûb düşmüş bir zamanda, nasıl rivâyet-i sahîhada denildiği gibi, birkaç sene zarfında, Mehdi dünyayı ıslah edecek? Hâlbuki, bütün işi hàrika olup ve birkaç nebînin mu'cizâtı da beraber olsa, yine ıslahı pek müşkül görünüyor” diye, ehl-i tenkidin suâline karşı, gayet kavî bir cevaptır.
ALTINCISI: Âhirzamanda, Hazret-i Mehdi’nin, Süfyânî komitesine galebesi; Hazret-i İsâ Aleyhisselâm’ın Deccâl komitesini dağıtması ve şerîat-ı İslâmiyeye tebaiyetine dairdir.
YEDİNCİSİ: “Mütefekkirîn-i İslâmiye, Avrupa’nın düsturlarını ve fennin kanunlarını bir derece kabûl edip, onların usûlüyle onlara karşı İslâmiyeti müdafaa ettikleri hâlde –sen de eskiden böyle yapıyordun– şimdi neden bütün bütün başka bir çığır açıp, felsefeyi kökünden vuruyorsun? Ve fünûn-u müsbete dedikleri usûllerinin, Kur'ânın düsturlarına nazaran pek sathî kaldığını gösteriyorsun?” diye çokları tarafından gelen suâle karşı, gayet hak ve hakikatli bir cevaptır.| |
|SEKİZİNCİ KISIM OLAN RUMÛZÂT-I SEMÂNİYE
“Sekiz Remiz”dir, yani sekiz küçük risaledir. Şu remizlerin esâsı, ilm-i cifrin mühim bir düsturu ve ulûm-u hafiyenin mühim bir anahtarı ve bir kısım esrâr-ı gaybiye-i Kur'âniyenin mühim bir miftâhı olan tevâfuktur. İleride başka bir mecmuada neşredileceğinden buraya dercedilmedi.|[425](/mektubat/yirmidokuzuncu-mektûb/1041/3/373/444#4252)|
