İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 486 / 507
486

| |Sayfa No|

|:-:|:-:|

|YİRMİDÖRDÜNCÜ MEKTÛB’UN BİRİNCİ ZEYLİ
﴾ قُلْ مَا يَعْبَؤُا بِكُمْ رَبِّى لَوْلاَ دُعَاؤُكُمْ ﴿ âyetinin mühim bir sırrını beş nükte ile tefsir ediyor. Ve duâ, bir sırr-ı azîm-i ubûdiyet olduğunu ve kâinâttan dâimî bir sûrette dergâh-ı Rubûbiyete giden en azîm vesile ise duâ olduğunu ve duânın azîm te'siri bulunduğunu kat'î isbât etmekle beraber; külliyet ve devam kesbeden bir duâ, kat'iyyen makbûl olduğuna binâen; umum ümmetin Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a salavât nâmıyla duâlarının neticesinde, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın ne kadar yüksek bir mertebede olduğunu gösterir. Duânın da üç nev'-i mühimmini zikretmekle beraber, beyân eder ki, duânın en güzel ve en latîf meyvesi, en lezîz ve en hazır neticesi şudur ki: Duâ eden adam bilir ve duâ ile bildirir ki; birisi var, onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder, onun eli herşeye yetişir. Ve bu boş, hàlî dünyada o yalnız değil; belki bir Kerîm zât var; ona bakar, ünsiyet verir. Onun hadsiz ihtiyacâtını yerine getirebilir. Ve hadsiz düşmanlarını def'edebilir bir Zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferâh ve sürûr duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp, “Elhamdülillâhi Rabbi'l-Âlemîn” der.|[285](/mektubat/yirmidördüncü-mektûb/928/3/271/294#2852)|

|YİRMİDÖRDÜNCÜ MEKTÛB’UN İKİNCİ ZEYLİ
Mi'râc-ı Nebevî ve Mevlid-i Nebevî’ye (A.S.M.) dair üç mühim suâle, gayet mukni' ve mantıkî ve parlak bir cevaptır. Bu zeyil çendan kısadır; fakat gayet kıymetdârdır. Mevlid-i Nebevîye (A.S.M.) iştiyakı olanlar buna çok müştâktırlar.
Hâtimesinde; gayet mühim bir düstur-u mantıkî ile, kâinâtta en büyük ferd-i ekmel ve üstad-ı küll ve habîb-i a'zam, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm olduğunu isbât eder.|[289](/mektubat/yirmidördüncü-mektûb/928/3/271/294#2892)|

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.