| |Sayfa No|
|:-:|:-:|
|BEŞİNCİ REMİZ
İki nükte-i mühimmedir.
Birisi: Vâcibü'l-Vücûda intisabını îmân ile hisseden adam, hadsiz envâr-ı vücûda mazhar olduğunu ve hissetmeyen, nihâyetsiz zulümât-ı ademe ve âlâm-ı firâka ma'rûz bulunduğunu gösterir.
İkinci Nükte: Dünyanın üç yüzü bulunduğunu.. zâhir yüzünde, zevâl, firâk, mevt ve adem var; fakat esmâ-i İlâhiyenin âyinesi ve âhiretin mezraası olan iç yüzlerinde, zevâl ve firâk, mevt ve adem ise, tazelenmek ve teceddüddür ve bekànın cilvelerini gösteren bir tavzif ve terhistir.|[275](/mektubat/yirmidördüncü-mektûb/928/3/271/294#2752)|
|BU MEKTÛBUN İKİNCİ MAKAMI
Bir “Mukaddime” ile “Beş İşâret” tir.
MUKADDİME: Hallâkıyet ve tasarrufât-ı İlâhiyeden gayet azîm bir hakikati, muazzam ve muhteşem kanunlarla beyân ediyor. Meselâ: Bir kuşun tüylü libâsını değiştiren Sâni'-i Hakîm, aynı kanunla kâinâtın sûretini kıyâmet vaktinde ve âlem-i şehâdetin libâsını Haşirde o kanun ile değiştirir.
Hem bir ağacın ne kadar meyveleri ve çiçekleri bulunuyor; herbir çiçeğin o kadar gayeleri, herbir meyvenin o kadar hikmetleri bulunduğunu gösterir.
“Beş İşâret” ise: Eşya, vücûddan gittikten sonra verdikleri ehemmiyetli beş netice itibariyle, bir vecihle ma'dûm iken, beş vecihle mevcûd kalıyor. Şöyle ki:
Herbir mevcûd, vücûddan gittikten sonra, ifâde ettiği mânâlar ve arkasında bâkî kalan hüviyet-i misâliyesi, âlem-i misâlde mahfûz kalır. Hem hayatının etvârıyla “mukadderât-ı hayatiye” denilen sergüzeşte-i hayatiyesi, âlem-i misâlin defterlerinden olan levh-i misâlîde yazılır. Rûhânilere, dâimî mevcûd bir mütâlaagâh olur. Hem, cin ve insin amelleri gibi, âhiret pazarına ve âlem-i âhirete gönderilecek mahsulâtı bâkî kalır. Hem, etvâr-ı hayatiyeleriyle ettikleri envâ'-ı tesbihât-ı Rabbâniye bâkî kalıyor. Hem, şuûnât-ı Sübhâniyenin zuhûruna medâr çok şeyleri arkasında mevcûd bırakır, öyle gider. Bu Beş İşâretteki beş hakikati kat'î delil hükmünde beş ma'kul ve makbûl temsîl ile beyân eder.|[277](/mektubat/yirmidördüncü-mektûb/928/3/271/294#2772)|
