İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 203 / 507
203

İşte böyle bir Zât ki اَلسَّبَبُ كَالْفَاعِلِ sırrınca, bütün ümmetinin işlediği hasenâtın bir misli onun kefe-i mîzanında bulunan.. ve umum ümmetinin salavâtı onun manevî kemâlâtına imdâd veren.. ve risaletinde gördüğü vezâifin netâicini ve manevî ücretleriyle beraber, rahmet ve muhabbet-i İlâhiyenin nihâyetsiz feyzine mazhar olan bir Zât; elbette mi'râc merdiveniyle Cennete, Sidretü'l-Müntehâ’ya, Arş’a, Kàb-ı Kavseyn’e kadar gitmek; ayn-ı hak, nefs-i hakikat, mahz-ı hikmettir.. (Hâşiye) [^13]

[^13]:(Hâşiye) En mühim bir ceride-i İslâmiyede, umum Âlem-i İslâma taalluk eden ve gayet ehemmiyetli siyâsîlerden ve hayat-ı ictimâiye ile çok alâkadar olan umum hukukçulardan 1927 senesinde Avrupa'da toplanan bir kongrede mühim ecnebî feylesoflar, Şerîat-ı Muhammediyeye (A.S.M.) dair bu aşağıda yazılan Arabî fıkranın aynını kendi lisânlarıyla söylemişler. O Arabî ceridenin naklettiği Arabî ifâdeyi aynen yazıyoruz. Ve tercümesini de Arabî ifâdenin altına ilâve ediyoruz. Nur Çeşmesi' nin âhirinde yazılan ecnebî feylesoflardan kırküç tanesinin beyânâtı, bu iki kahraman feylesofun beyânâtıyla kırkbeş tane şâhid-i sâdık oluyor. اَلْفَضْلُ مَا شَهِدَتْ بِهِ الْاَعْدَاءُ "Fazilet odur ki; düşmanlar dahi onu tasdik etsin."

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

Said Nursî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.