| |Sayfa No|
|:-:|:-:|
|ONYEDİNCİ MEKTÛB
Hàs bir kardeşime yazılmış küçük bir tâziyenâmedir. Çendan bu mektûb sûreten küçüktür; fakat fâidesi büyük olup, ona karşı ihtiyaç umumîdir. Hadd-i bülûğa ermeden çocukları vefât eden peder ve vâlidelere mühim bir müjdedir. Bu tâziye ile en me'yûs ve mükedder bir kalb, hakîki bir tesellî ve ferâh bulur. Küçük olarak vefât eden çocuklar, âlem-i Bekàda ebedî sevimli çocuk olarak kalıp, peder ve vâlidelerinin kucaklarına verilmesi, ﴾ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَ ﴿ sırrıyla, ebedî medâr-ı sürûrları olduklarını isbât eder.|[72](/mektubat/onyedinci-mektûb/701/3/72/74#722)|
|ONSEKİZİNCİ MEKTÛB
“Üç Mes'ele-i Mühimme”dir.|[75](/mektubat/onsekizinci-mektûb/707/3/75/81#752)|
|BİRİNCİSİ:
Muhakkìkîn-i evliyânın keşf ile hak gördüğü ve büyük mikyâsta müşâhede ettikleri hâdiseler, âlem-i şehâdette bazen hilâf-ı vâki ve bazen küçük bir mikyâsta tezâhür etmesinin sırrını, şirin ve güzel bir temsîl ile beyân eder.|[75](/mektubat/onsekizinci-mektûb/707/3/75/81#752)|
|İKİNCİ MES'ELESİ:
Vahdetü'l-Vücûd meşrebine dair gayet mühim bir hakikat ve güzel bir izâhtır. Vahdetü'l-Vücûd’dan dem vuran ve o mes'eleyi merak eden, bu İkinci Mes'eleyi dikkatle okumalı. Çünkü: Bu Vahdetü'l-Vücûd mes'elesi, medâr-ı iltibas olmuş mühim bir meşrebdir. Ve ehl-i hakikatin medâr-ı ihtilâfı olmuş bir acîb meslektir. Bu İkinci Mes'ele, onun mâhiyetini gösterir ve isbât eder ki; o meşreb, ehl-i sahvın meşrebi değil, hem en yüksek değil; ve ehl-i sahv olan sahâbe ve sıddıkîn ve veresenin meşrebleri; Vahdetü'l-vücûd meşrebinden daha yüksek, daha selâmetli, daha makbûl olduğunu isbât eder.|[77](/mektubat/onsekizinci-mektûb/707/3/75/81#772)|
|ÜÇÜNCÜ MES'ELESİ:
Tılsım-ı kâinâtın üç muammâ-yı mühimmesinden birisinin halline muhtasar bir işârettir ki: O muammâlardan birisi, Yirmidokuzuncu Sözde, ikincisi Otuzuncu Sözde, bu üçüncüsü ise Yirmidördüncü Mektûb’da Kur'ân-ı Hakîm’in sırrıyla tamamıyla keşfedilmiş ve o muammâ açılmıştır.|[80](/mektubat/onsekizinci-mektûb/707/3/75/81#802)|
