İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 459 / 507
459

71– Bir derdin dermanı, başka bir derde zehir olabilir. Bir derman, haddinden geçse, dert getirir.

72–

اَلْجَمْعِيَّةُ الَّتِى فِيهَا التَّسَانُدُ آلَةٌ خُلِقَتْ لِتَحْرِيكِ السَّكَنَاتِ وَالْجَمَاعَةُ الَّتِى فِيهَا التَّحَاسُدُ آلَةٌ خُلِقَتْ لِتَسْكِينِ الْحَرَكَاتِ

73– Cemâatte vâhid-i sahîh olmazsa; cem' ve zam, kesîr darbı gibi küçültür (Hâşiye) [^3] .

[^3]:(Hâşiye) Hesapta ma'lûmdur ki; darb ve cem', ziyâdeleştirir. Dört kere dört, onaltı olur. Fakat kesîrlerde darb ve cem', bil'akis küçültür. Sülüsü sülüs ile darbetmek tüsü' olur. Yani, dokuzda bir olur. Aynen onun gibi, insanlarda sıhhat ve istikamet ile vahdet olmazsa, ziyâdeleşmekle, küçülür, bozuk olur, kıymetsiz olur!..

74– Adem-i kabûl, kabûl-ü ademle iltibas olunur. Adem-i kabûl; adem-i delil-i sübût, onun delilidir. Kabûl-ü adem, delil-i adem ister. Biri şek, biri inkârdır.

75– Îmânî mes'elelerde şübhe; bir delili, hattâ yüz delili atsa da, medlûle îrâs-ı zarar edemez. Çünkü binler delil var.

76– Sevâd-ı a'zama ittibâ' edilmeli. Ekseriyete ve sevâd-ı a'zama dayandığı zaman, lâkayd Emevîlik, en nihâyet Ehl-i Sünnet cemâatine girdi. Adedce ekalliyette kalan salâbetli Alevîlik, en nihâyet az bir kısmı Râfizîliğe dayandı.

77– Hakta “ittifak”, ehakta “ihtilâf” olduğundan; bazen hak, ehaktan ehaktır.. hasen, ahsenden ahsendir.

Herkes kendi mesleğine “Hüve hakkun” demeli, “Hüve'l-hakku” dememeli. Veyâhut “Hüve hasen” demeli, “Hüve'l-hasen” dememeli…

78– Cennet olmazsa, Cehennem tâzib etmez.

79– Zaman ihtiyarlandıkça, Kur'ân gençleşiyor, rumûzu tavazzuh ediyor.

Nur, nâr göründüğü gibi; bazen şiddet-i belâğat dahi, mübâlağa görünür.

80– Harâretteki merâtib, bürûdetin tahallülü iledir; hüsündeki derecât, kubhun tedâhülü iledir. Kudret-i Ezeliye zâtiyedir, lâzimedir, zarûriyedir, acz tahallül edemez, merâtib olamaz. Herşey ona nisbeten müsâvîdir.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.