İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 160 / 507
160

“Kudsîlerin bayrakları beraberindedir. Ve O’nun sağındadır.” “Kudsîler” nâmıyla tavsif eder. Yani: “O’nun sahâbeleri kudsî, sâlih evliyâlardır.”

Eş'ıya Peygamberin kitabında, Kırkikinci Bâbında şu âyet vardır: “Hak Sübhânehû; âhirzamanda, kendinin ıstıfâgerde ve bergüzîdesi kulunu ba's edecek ve ona, Rûhü'l-Emîn Hazret-i Cibrîl’i yollayıp, din-i İlâhîsini ona ta'lim ettirecek. Ve o dahi, Rûhü'l-Emînin ta'limi vechile nâsa ta'lim eyleyecek ve beyne'n-nâs hak ile hükmedecektir. O bir nurdur, halkı zulümâttan çıkaracaktır. Rabbin, bana kable'l-vukû' bildirdiği şeyi, ben de size bildiriyorum.”

İşte şu âyet, gayet sarîh bir sûrette, âhirzaman peygamberi olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın evsâfını beyân ediyor.

Mişâil nâmıyla müsemmâ Mihâil Peygamberin kitabının Dördüncü Bâbında şu âyet var: “Âhirzamanda bir ümmet-i merhume kàim olup, orada Hakka ibâdet etmek üzere, mübârek dağı ihtiyar ederler. Ve her iklimden orada birçok halk toplanıp, Rabb-i Vâhid’e ibâdet ederler. Ona şirk etmezler.”

İşte şu âyet, zâhir bir sûrette dünyanın en mübârek dağı olan cebel-i Arafat ve orada, her iklimden gelen hacıların tekbir ve ibâdetlerini ve ümmet-i merhume nâmıyla şöhret-şiâr olan Ümmet-i Muhammediyeyi ta'rif ediyor.

Zebûr’da, Yetmişikinci Bâbında şu âyet var:

“Bahirden bahire mâlik ve nehirlerden, arzın makta' ve müntehâsına kadar mâlik ola.. ve kendisine Yemen ve Cezayir mülûkü hediyeler götüreler.. ve pâdişahlar O’na secde ve inkıyad edeler. Ve her vakit O’na salât ve her gün kendisine bereketle duâ oluna.. ve envârı, Medine’den mütenevvir ola.. ve zikri, ebedü'l-âbâd devam ede.. O’nun ismi, şemsin vücûdundan evvel mevcûddur. Onun adı, güneş durdukça münteşir ola...”

İşte şu âyet, pek âşikâr bir tarzda Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı tavsif eder. Acaba Hazret-i Dâvud Aleyhisselâm’dan sonra Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm’dan başka hangi nebî gelmiş ki; şarktan garba kadar dinini neşretmiş ve mülûkü cizyeye bağlamış ve pâdişahları kendine secde eder gibi bir inkıyad altına almış ve her gün nev'-i beşerin humsunun salavât ve duâlarını kendine kazanmış ve envârı, Medine’den parlamış kim var? Kim gösterilebilir?

Hem Türkçe Yuhanna İncili’nin Ondördüncü Bâb ve otuzuncu âyeti şudur: “Artık sizinle çok söyleşmem, zîra bu âlemin reisi geliyor. Ve bende, O’nun nesnesi asla yoktur!” İşte “Âlemin Reisi” tâbiri, “Fahr-i Âlem”

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.