İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 153 / 507
153

böyle bir Cehennem oduncusu, Onun huzuruna girip göremez. Ağzına mı düşmüş!..

Beşinci Hâdise: Haber-i sahîh ile haber veriliyor ki: Âmir İbn-i Tufeyl ve Erbed İbn-i Kays, ikisi ittifak ederek Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın yanına gitmişler. Âmir demiş: “Ben Onu meşgul edeceğim, sen Onu vuracaksın!” Sonra bakıyor ki, bir şey yapmıyor. Gittikten sonra arkadaşına dedi: “Neden vurmadın?” Dedi: “Nasıl vuracağım, ne kadar niyet ettim, bakıyorum ki, ikimizin ortasına sen geçiyorsun. Seni nasıl vuracağım?”

Altıncı Hâdise: Nakl-i sahîh ile haber veriliyor ki: Gazve-i Uhud’da veya Huneyn’de Şeybe İbn-i Osman el-Hacebî – ki, Hazret-i Hamza, onun hem amucasını, hem pederini öldürmüştü – intikamını almak için, gizli geldi. Tâ Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın arkasından yalın kılınç kaldırdı. Birden kılınç elinden düştü. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ona baktı, elini göğsüne koydu. Şeybe der ki: “O dakikada dünyada ondan daha sevgili adam bana olmazdı.” Îmâna geldi. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm fermân etti: “Haydi git, harbet!” Şeybe dedi: “Ben gittim, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm önünde harbettim. Eğer o vakit pederim de rastgelseydi, vuracaktım.

Hem Feth-i Mekke gününde Fedâle nâmında birisi, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın yanına, vurmak niyetiyle geldi. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ona bakıp tebessüm etti, “Nefsinle ne konuştun?” dedi ve Fedâle için taleb-i mağfiret etti. Fedâle, îmâna geldi ve dedi ki: “O vakit ondan daha ziyâde dünyada sevgilim olmazdı.”

Yedinci Hâdise: –Nakl-i sahîh ile– Yahudîler, sû-i kasd niyetiyle, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın oturduğu yere, üstünden büyük bir taş atmak ânında, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm o dakikada hıfz-ı İlâhî ile kalkmış; o sû-i kasd de akîm kalmış.

Bu yedi misâl gibi çok hâdiseler vardır. Başta İmâm-ı Buhârî ve İmâm-ı Müslim ve eimme-i hadîs, Hazret-i Âişe’den naklediyorlar ki:

﴾ وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ ﴿ âyeti nâzil olduktan sonra, arasıra Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı muhâfaza eden zâtlara fermân etti:

يَا اَيُّهَا النَّاسُ انْصَرِفُوا فَقَدْ عَصَمَنِى رَبِّى عَزَّ وَجَلَّ Yani: “Nöbetdarlığa lüzum yok; benim Rabbim, beni hıfzediyor.”

İşte şu Risale de, baştan buraya kadar gösteriyor ki: Şu kâinâtın her nev'i, her âlemi; Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı tanır,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.