İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 403 / 507
403

dıyk-ı maîşetleri dahi gösteriyor ki; vesile-i rızk-ı helâl; acz ve iftikàrdır, zekâ ve iktidar değildir.

Hem, dünyada, milletler içinde şiddet-i hırs ile meşhûr olan Yahudî Milletinden daha ziyâde rızık peşinde koşan olmuyor. Hâlbuki zillet ve sefâlet içinde en ziyâde sû-i maîşete onlar ma'rûz oluyorlar. Onların zenginleri dahi süflî yaşıyorlar. Zâten ribâ gibi gayr-ı meşrû yollarla kazandıkları mal, rızk-ı helâl değil ki mes'elemizi cerhetsin.

Hem çok edîblerin ve çok ulemânın fakr-ı hâli ve çok aptalların servet ve gınâsı dahi gösteriyor ki: Celb-i rızkın medârı, zekâ ve iktidar değildir; belki acz ve iftikàrdır, tevekkülvâri bir teslîmdir ve lisân-ı kàl ve lisân-ı hâl ve lisân-ı fiil ile bir duâdır.

İşte bu hakikati ilân eden ﴾ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ ﴿ âyeti, bu da'vâmıza o kadar kavî ve metîn bir bürhândır ki; bütün nebâtât ve hayvanat ve etfâl lisânıyla okunuyor. Ve rızık isteyen her tâife, şu âyeti lisân-ı hâl ile okuyor.

Mâdem rızık mukadderdir ve ihsân ediliyor ve veren de Cenâb-ı Hak’tır; O hem Rahîm, hem Kerîmdir. Onun rahmetini ittiham etmek derecesinde ve keremini istihfaf eder bir sûrette gayr-ı meşrû bir tarzda yüz suyu dökmekle; vicdânını belki bazı mukaddesâtını rüşvet verip, menhus, bereketsiz bir mal-i haramı kabûl eden düşünsün ki, ne kadar muzâaf bir divâneliktir.

Evet, ehl-i dünya, hususan ehl-i dalâlet; parasını ucuz vermez, pek pahalı satar. Bir senelik hayat-ı dünyeviyeye bir derece yardım edecek bir mala mukâbil, hadsiz bir hayat-ı ebediyeyi tahrib etmeye bazen vesile olur. O pis hırs ile, gadab-ı İlâhîyi kendine celbeder ve ehl-i dalâletin rızâsını celbe çalışır.

Ey kardeşlerim! Eğer ehl-i dünyanın dalkavukları ve ehl-i dalâletin münâfıkları, sizi, insaniyetin şu zaîf damarı olan tama' yüzünden yakalasalar; geçen hakikati düşünüp, bu fakir kardeşinizi nümûne-i imtisal ediniz. Sizi bütün kuvvetimle te'min ederim ki: Kanâat ve iktisad; maaştan ziyâde sizin hayatınızı idâme ve rızkınızı te'min eder. Bâhusus size verilen o gayr-ı meşrû para, sizden, ona mukâbil bin kat fazla fiat isteyecek. Hem her saati size ebedî bir hazineyi açabilir olan Hizmet-i Kur'âniyeye sed çekebilir veya fütûr verir. Bu öyle bir zarar ve boşluktur ki; her ay binler maaş verilse, yerini dolduramaz.

İHTAR: Ehl-i dalâlet, Kur'ân-ı Hakîm’den alıp neşrettiğimiz hakàik-ı îmâniye ve Kur'âniyeye karşı müdafaa ve mukàbele elinden gelmediği için, münâfıkâne ve desîsekârâne iğfal ve hile dâmını (tuzağını) istimâl ediyor. Dostlarımı hubb-u câh, tama' ve havf ile aldatmak ve beni bazı

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.