İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 386 / 507
386

bin ve Âyete'l-Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler ve Ramazan-ı Şerîfin Cuma’larında daha ziyâdedir. Ve Leyle-i Kadirde otuzbin hasene sayılır.

Evet, herbir harfi otuzbin bâkî meyveler veren Kur'ân-ı Hakîm, öyle bir nurânî şecere-i tûbâ hükmüne geçiyor ki, milyonlarla o bâkî meyveleri Ramazan-ı Şerîfte mü'minlere kazandırır.

İşte gel, bu kudsî, ebedî, kârlı ticârete bak, seyret ve düşün ki; bu hurûfâtın kıymetini takdir etmeyenler ne derece hadsiz bir hasârette olduğunu anla...

İşte Ramazan-ı Şerîf, âdeta bir Âhiret ticâreti için gayet kârlı bir meşher, bir pazardır. Ve uhrevî hâsılât için gayet münbit bir zemindir. Ve neşv ü nemâ-i âmâl için bahardaki mâ-i Nisan’dır. Saltanat-ı rubûbiyet-i İlâhiyeye karşı ubûdiyet-i beşeriyenin resm-i geçit yapmasına en parlak, kudsî bir bayram hükmündedir. Ve öyle olduğundan, yemek-içmek gibi nefsin gafletle hayvanî hâcâtına ve mâlâyanî ve hevâ-perestâne müştehiyâta girmemek için oruçla mükellef olmuş.

Güyâ muvakkaten hayvaniyetten çıkıp melekiyet vaziyetine, veyâhut Âhiret ticâretine girdiği için, dünyevî hâcâtını muvakkaten bırakmakla uhrevî bir adam ve tecessüden tezâhür etmiş bir rûh vaziyetine girerek, savmı ile Samediyete bir nev'i âyinedârlık etmektir.

Evet, Ramazan-ı Şerîf bu fânî dünyada, fânî ömür içinde ve kısa bir hayatta bâkî bir ömür ve uzun bir hayat-ı bâkiyeyi tazammun eder, kazandırır.

Evet, bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semerâtını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise nass-ı Kur'ân ile bin aydan daha hayırlı olduğu, bu sırra bir hüccet-i kàtıadır.

Evet karanlıklı bu hayat-ı dünyeviyenin en nurânî Leyle-i Kadri Ramazandır.

Evet nasıl ki bir pâdişah, müddet-i saltanatında, belki her senede, ya cülûs-u hümâyûn nâmıyla veyâhut başka bir şa'şaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Raiyetini o günde umumî kanunlar dâiresinde değil, belki hususî ihsânatına ve perdesiz huzuruna ve hàs iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sâdık milletini, hàs teveccühüne mazhar eder.

Öyle de; ezel ve ebed Sultanı olan onsekiz bin âlemin Pâdişah-ı Zülcelâl’i, o onsekiz bin âleme bakan, teveccüh eden fermân-ı âlişânı olan Kur'ân-ı Hakîmi, Ramazan-ı Şerîfte inzâl eylemiş. Elbette o Ramazan, mahsûs bir bayram-ı İlâhî ve bir meşher-i Rabbânî ve bir meclis-i rûhâni hükmüne geçmek, muktezâ-yı hikmettir. Mâdem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece süflî ve hayvanî meşâğilden insanları çekmek için oruca emredilecek.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.