İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 232 / 507
232

Bütün mevcûdâtta görünen bütün hikmetler; o ilme işâret eder. Çünkü hikmet ile iş görmek ilim ile olur.

Hem bütün inâyetler, tezyînâtlar o ilme işâret eder. İnâyetkârâne, lütûfkârâne iş gören; elbette bilir ve bilerek yapar. Hem herbiri birer mîzan içindeki bütün intizamlı mevcûdât ve herbiri birer intizam içindeki bütün mîzanlı ve ölçülü hey'ât, yine o ilm-i muhîte işâret eder. Çünkü intizam ile iş görmek, ilim ile olur. Ölçü ile, tartı ile san'atkârâne yapan; elbette kuvvetli bir ilme istinâden yapar.

Hem bütün mevcûdâtta görünen muntazam mikdarlar, hikmet ve maslahata göre biçilmiş şekiller, bir kazânın düsturuyla ve kaderin pergârıyla tanzim edilmiş gibi meyvedâr vaziyetler ve hey'etler, bir ilm-i muhîti gösteriyor.

Evet, eşyaya ayrı ayrı muntazam sûretler vermek, herşeyin mesâlih-i hayatiyesine ve vücûduna lâyık mahsûs bir şekil vermek, bir ilm-i muhît ile olur, başka sûrette olamaz...

Hem bütün zîhayata, herbirisine lâyık bir tarzda, münâsib vakitte, ummadığı yerde rızıklarını vermek; bir ilm-i muhît ile olur. Çünkü rızkı gönderen; rızka muhtaç olanları bilecek, tanıyacak, vaktini bilecek, ihtiyacını idrak edecek; sonra rızkını lâyık bir tarzda verebilir.

Hem umum zîhayatın, “ibham” ünvânı altında bir kanun-u taayyüne bağlı olan ecelleri, ölümleri, bir ilm-i muhîti gösteriyor. Çünkü, her tâifenin, gerçi ferdlerin zâhiren muayyen bir vakt-i eceli görünmüyor; fakat o tâifenin iki had ortasında mahdûd bir zamanda ecelleri muayyendir. O ecel hengâmında, o şeyin arkasında vazifesini idâme edecek olan neticesinin, meyvesinin, çekirdeğinin muhâfazası ve bir taze hayata inkılâb ettirmesi; yine o ilm-i muhîti gösteriyor.

Hem bütün mevcûdâta şâmil, herbir mevcûda lâyık bir sûrette rahmetin taltifatı; bir rahmet-i vâsia içinde bir ilm-i muhîti gösteriyor. Çünkü, meselâ; zîhayatın etfâllerini süt ile iâşe eden ve zeminin suya muhtaç nebâtâtına yağmur ile yardım eden; elbette etfâli tanır, ihtiyaçlarını bilir ve o nebâtâtı görür ve yağmurun onlara lüzumunu derkeder sonra gönderir.. Ve hâkezâ... bütün hikmetli, inâyetli rahmetinin hadsiz cilveleri, bir ilm-i muhîti gösteriyor.

Hem bütün eşyanın san'atındaki ihtimamat ve san'atkârâne tasvirât ve mâhirâne tezyînât, bir ilm-i muhîti gösteriyor. Çünkü binler vaziyet-i muhtemele içinde, muntazam ve müzeyyen, san'atlı ve hikmetli bir vaziyeti intihâb etmek, derin bir ilim ile olur. Bütün eşyadaki şu tarz-ı intihâbat, bir ilm-i muhîti gösteriyor.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.