İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 133 / 507
133

Bu Parça Altun Ve Elmas İle

Yazılsa Liyâkati Var

Evet sâbıkan bahsi geçmiş: Avucunda küçük taşların zikir ve tesbih etmesi; ﴾ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ ﴿ sırrıyla aynı avucunda, küçücük taş ve toprak, düşmana top ve gülle hükmünde onları inhizama sevketmesi; ﴾ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ ﴿ nassı ile aynı avucunun parmağıyla Kamer’i iki parça etmesi; ve aynı el, çeşme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduya içirmesi; ve aynı el, hastalara ve yaralılara şifâ olması, elbette o mübârek el, ne kadar hàrika bir mu'cize-i kudret-i İlâhiye olduğunu gösterir.

Güyâ ahbab içinde o elin avucu küçük bir zikirhâne-i Sübhânîdir ki, küçücük taşlar dahi içine girse, zikir ve tesbih ederler.

Ve a'dâya karşı küçücük bir cephane-i Rabbânîdir ki; içine taş ve toprak girse, gülle ve bomba olur.

Ve yaralılar ve hastalara karşı küçücük bir eczâhâne-i Rahmânîdir ki, hangi derde temâs etse derman olur.

Ve celâl ile kalktığı vakit, Kamer’i parçalayıp Kàb-ı Kavseyn şeklini verir.

Ve cemâl ile döndüğü vakit, âb-ı kevser akıtan on musluklu bir çeşme-i rahmet hükmüne girer.

Acaba böyle bir Zâtın bir tek eli, böyle acîb mu'cizâta mazhar ve medâr olsa; o Zâtın Hàlık-ı Kâinât yanında ne kadar makbûl olduğu ve da'vâsında ne kadar sâdık bulunduğu ve o el ile bîat edenler, ne kadar bahtiyar olacakları, bedâhet derecesinde anlaşılmaz mı?..

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.