İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 193 / 348
193

bu nurları göstermek, dikkat-i nazarlarını celbetmek, kalbî ve bâtınî yaralarına merhem eylemek emeliyle, ihtiyarsız ve manevî bir te'sir altında âsâr-ı Nuru aşk ile okumak.

Üçüncüsü: Yine azîz ve müşfik Üstadımın emirlerine mutâvaatla, bildiğiniz vechile herbirisi bir türlü letâfet ve belâğat ve celâdette ve çok kolaylıkla akıllara hayret verecek tarzda intişar etmekte olan nurlu âsâr hakkındaki ihtisaslarımı arz eylemek ve bizzat veya kardeşlerim nâmına, bazı Kur'ânî müşkülât ve tereddüdatı, makam-ı feyze takdim ederek, bu tarîkle hem müşkülin halline, hem de sâil ile birlikte diğer kardeşlerin de istifadelerine âcizâne hizmet eylemek.

Denizden katre mesâbesindeki bu Kur'ânî hizmetten dolayı, bu bîçâreye bir kıymet atfetmeyiniz. Çünkü maalesef hiç liyâkatim olmadığını ben çok iyi biliyorum. ﴾ لاَ تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِ ﴿ âyet-i celîlesi ümîd vermemiş olsa, isyanımın nihâyetsizliği karşısında çıldırmak işten bile değil. Öyle ise azîz kardeşlerim, bu zavallı kardeşinize hayır duâ buyurmanızı bilhassa ricâ ediyorum.

Kur'ân hesabına bakılırsa, o zaman belki bazı güzellikler görünebilir. Bu da sevgili Üstadımızın buyurdukları gibi, Kur'ânın güzellikleri ve menba'-ı kevserden gelen Nurların latîfliği bu hususu te'min etmişlerdir.

Hîn-i sabâvetimden beri, en ziyâde menfûrum, felillâhilhamd yalan söylemektir. Onun için hakikati ifâde ettiğime emin olabilirsiniz ki, yukarıda arz ettiğim üç safhada ihtiyar ve tesâdüf yoktur. Hâkim olan bir dest-i gaybî ve kader-i İlâhîdir. Bunu hissediyordum. Kader-i İlâhîyi izâha lüzum yok. Dest-i gaybın da Gavs-ı A'zam Sultan-ı Evliyâ Bâzü'l-Eşheb, Seyyid Abdülkadir-i Geylânî (Kuddise Sırruhu'l-àlî) Hazretleri olduğunu son defa öğrenmiş olduk.

Fakat muhterem Üstadımın àlî aflarına istinâden şunu ilâve edeyim ki; Gavs-ı A'zam Hazretlerinin kerâmet-i gaybiyeleri, sarâhaten Üstadımız Said Nursî Hazretlerini göstermektedir. Çocukluğundan beri hàrika tercüme-i hâli tedkik edilecek olursa görülür ki, bu zâtın vücûdu sırf Kur'ân ve îmân hesabınadır. Ondandır ki o hàrika hâlâta mazhar olmuş biz bîçâreler, bu şem'in pervânesi oldukça, hizbü'l-Kur'ân nâmına Hazret-i Gavs’ın himmet ve duâsına ve cedd-i zîşanı Peygamberimiz (Sallallâhu Teâlâ Aleyhi Ve Sellem) Efendimiz Hazretlerinin şefâatine, iltimasına ve nihâyet Münzilü'l-Kur'ân’ın affına, himâyesine mazhar olacağımıza da şübhe edilmemek lâzımdır.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.