İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 102 / 348
102

Sevgili Üstadım... Bu hafta hatt-ı destinizle pek çok zahmet çekerek, bin müşkülât içerisinde yazdığınız bütün Kur'ândaki bütün tevâfukâtı gösterir bir nükteyi daha aldım. Bundan başka bu nükte gibi umumî olup, yalnız tarzları ayrı olmak üzere iki tevâfukât listesi daha yazılacağı iş'âr buyuruluyor. Onları da sabırsızlıkla bekliyoruz ve yorgunluğunuzu hatırladıkça, yüreklerimiz sızlıyor. Cenâb-ı Hak, sizlere lâyık bir tarzda hayr-ı kesîr ihsân eylesin. Âmîn...

Husrev ∗∗∗

► (114) ◄ Husrev’in fıkrasıdır

(Husrev’in fıkrasıdır)

Sevgili Üstadım, Muhterem Efendim,

Kur'ân-ı Kerîm’in âyât ve kelimât ve hurûfâtında görünen ihtilâf bertaraf edilmek üzere, yeniden hakîki ve esâslı bir sûrette âyât ve kelimât ve hurûfâtın tesbit edileceği hakkındaki iş'âr-ı fâzılâneleri, cidden şâyân-ı tebşîrdir. Bu ve bu gibi ahvâl, bizi üstadımızın ulvî ve umumî olan vazifesinde her vakit için Cenâb-ı Hak’tan muvaffakıyet talebinde bulunmaklığa sevk ediyor. Bilhassa kardeşimiz Hacı Nuh Bey’e yazılan mektûb sûreti ve buna mümâsil diğer mektûbat, bizim hayatımızı değiştirmiş ve müstakbeldeki hayatımıza nurlar serptiği gibi, bugünkü insanlığın giriftâr olduğu riyâkârlık, tabasbus ve temellük ve emsâli gibi pek çok ahlâk-ı rezîleden kurtarmış ve herbirerlerinin yerlerine de ahlâk-ı hasene fidanları gars ederek birer şecere-i àliye ve nâfizenin vücûda gelmesine sebebiyet vermiştir. Hattâ o kadar diyebilirim ki, bugünkü beşeriyetin duygularından, bambaşka bir hayata sevk etmiş ve her ân, “Hàlık’ımız bizden ne sûretle râzı olacak ve bugün ne gibi bir sa'y ile sahife-i hayatımı kapatacağım. Acaba ümmeti bulunduğumuz o sevgili Peygamber-i Zîşan Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimizin, dalâlet yolunu tutan veyâhut dalâlete gidenlerin arkalarından giden ümmetlerini, ne sûretle tarîk-ı hidayete getirmek için sa'y etsek, hoşnudiyet-i Peygamberîyi celbedebiliriz.” duyguları ve mefkûreleriyle yaşatmaktadır.

Kıymetdâr üstadlarına her hatvede ittibâ'ı seven o talebelerinizin rûhlarında, üstadlarının en güzel fıkrası olan “Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şâna fedâ olan bu baş, başka yere eğilmeyecek!” sözü, hayatımızda en güzel ve en büyük bir miftâh ve bir düstur olmuştur.

İşte bu hayatta, bu zevkle yaşadığımız için, bu vâdideki korku denilen mevhûm kuvvet, talebelerinizin hak uğrunda gösterdikleri cesâretten korkmaktadır. Rızâ-i İlâhî uğrunda her gelecek hâle memnuniyetle

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.