İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 209 / 348
209

bulunuyorum. Bu Nurları bulduktan sonra istikbâlimi gördükçe kahkaha ile gülüyorum, ferâh oluyorum ve müferrah oluyorum. Onbeş senedir böyle bir hizmeti arzu ediyordum. Dünyanın çok safahât-ı hayatını ve zevkiyatını gördüm. Bu ebede karşı arzuyu tatmin ve işbâ' etmiyordular. İşte tam o arzuyu tatmin ve te'min edecek gıdâyı Risale-i Nur’da buldum, elhamdülillâh.

Şimdiye kadar nefsim dünyanın zâhirî zevklerine kapılmış ve beni diğer bir âlemin zindânlarına kadar sevk etmeyi kurmuş ve bir derece muvaffak olmuştu ve bana binmişti. Şimdi وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ olan Cenâb-ı Mevlâ ve Tekaddes Hazretlerine hadsiz hamd ve şükrediyorum ki, Said isminde bir zâtın vâsıtasıyla esrâr-ı Kur'âniyeyi benim imdâdıma yetiştirdi. Nefs-i emmârenin o beliyesinden kurtuldum. Onbeş senedir hakikate giden yolu aramak için, çok kapılar çaldım. Çoklarında dünyaya ait zînetleri gördüğümden geri çekildim, fakat Lillâhi'l-Hamd tam bir kapı buldum. Cenâb-ı Hak beni o kapıya tam hizmetkâr yapıp sebat versin.

Bu zulmetli asırda hakàik-ı îmâniyenin envârını neşreden Risale-i Nur, ne derece parlak olduğu ve herkese menfaatli bulunduğu inkâr edilmez. İnkâr edilse bilmemezlikten ve anlamamazlıktandır. Anlayana sivrisinek sâz gelir, anlamayana davul zurna az gelir. Cenâb-ı Hak gözlerimizin perdelerini kaldırsın, hakàikı hakkıyla bize göstersin. Âmîn.

Babacan Mehmed Ali ∗∗∗

► (198) ◄ Binbaşı Âsım Bey’in Fıkrasıdır

(Binbaşı Âsım Bey’in Fıkrasıdır)

Muhterem Üstadım Efendim,

Her defa olduğu gibi bu kerre de nâmüstehak olduğum hâlde hakk-ı fakirânemde lütûf ve ibzâl buyurulan iltifatât-ı bînihâye bu fakiri mestediyor. Ne yapacağımı şaşırıyorum. Ancak Cenâb-ı Lemyezel Hazretlerinin lütf u kerem ü ihsânına hamd ü şükr ü senâ ederek risale-i şerîfelere sarılıyorum. Ve lezzet alıp siz Üstadımı karşımda ve yanımda bulup mütehayyir ve mütefekkir olarak bahr-i sürûra dalıp gidiyorum. Ve bu hâlin devam ve tezyîdini eltâf ve inâyet-i Sübhâniyeden niyâz ediyorum. Nasıl etmeyeyim, yâ Hazret! Fakire bunca iltifattan başka hele bu defaki lütûfnâmelerinin başına bir çok tavsiften sonra “Hizmet-i Kur'âniyede kuvvetli arkadaşım ve tarîk-ı hakta ve ebed yolunda enîs yoldaşım.” kelimât-ı latîfesi, bu cihan-kıymet kelâmlarınız, benim gibi fakir, hakîr, muhtaç bu kardeşinize karşı ibzâl ve himmet buyurulması, sizin büyüklüğünüze ve daha doğrusu Gavs-ı A'zam Şeyh Geylânî (Kuddise Sırruhu'l-àlî) Hazretlerinin teveccüh, duâ, himâye ve muhâfazası olduğuna nasıl îmân etmeyeyim?

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.