İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 159 / 348
159

ve cevherlerinden herbirerlerinin ayrı ayrı kıymet ve zarâfetlerini görünce, bundan daha kıymetdâr bir eser olamaz.” deyip, sen hâlen, ben kàlen hükmediyorduk. Envâr-ı Kur'âniye ve reşehât-ı Furkàniye ve lemeât-ı bekàiyenin işte nihâyeti yokmuş... Elhamdülillâh hakàik-ı Kur'âniyeden yevmen feyevmen nasîbedâr oluyoruz ve olacağız inşâallâh. Hemen Cenâb-ı Kibriyâ, şu enhâr-ı kevseri hayat-ı bâkiye harmanı olan mahşere kadar akıtsın. Âmîn...

Üstadım Efendim, bugün harekât-ı mâziyem ile ahvâl-i hâzıramı mukayese ciheti ihtar edildi. –Alâ kadri'l-istitâa– tedkik ettim. Neticede ahvâl-i hâzıramı –hamden sümme hamden– sıklet cihetinde pek hafif ve kıymet hususunda pek ağır buldum. Harekât-ı sâbıkam ise bunun hilâfınadır. Elhamdülillâh Cenâb-ı Feyyâz-ı Hakîki, âciz, fakir, muhtaç kullarından rahmet-i Rabbâniyesini esirgemedi...

“Armut piş, ağzıma düş” kabîlinden her nev'i malzeme-i cerrâhiye-i rûhiyeyi, hâzık bir operatörle beraber ihsân buyurdu. Eğer bizler, bu ameliyâtı görmeseydik ve bu nurlu ve zevkli, şevkli ihrama girmeseydik, hubb-u câh yüzünden acaba hangi bid'attan geri duracaktık.

İşte lâyuadd ve lâyuhsâ nurların bîpâyân füyûzâtı, zümre-i muvahhidîni medyûn-u şükrân bırakmıştır. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Hemen Cenâb-ı Hak cümle Ümmet-i Muhammedi envâr-ı Kur'âniyeden müstefîd ve hakîki muvahhidîn sınıfına ilhâk ve şimdiye kadar gafletle geçirdiğimiz zamanlardan, defter-i a'mâlimize yazılan seyyiâtımızı, rahmetiyle afv buyursun.. âmîn.

Hulûsî-i Sânî Sabri ∗∗∗

► (152) ◄ Zekâi’nin bir fıkrasıdır

(Zekâi’nin bir fıkrasıdır)

Üstadım!

Bir meydân-ı mücâdele ve imtihan olan şu dünyanın her köşesinde beşere ders-i ibret olacak bir hâdise, bir nümûne eksik değil.. Her yerde muhtelifü'l-mîzâc insanlarda ayrı ayrı temâyülât-ı kalbiye bulunuyor. Hâdisât-ı dünyeviye içinde, en elîm olan şeyin, meslek-i uhreviye ve diniye perdesi altında, vahşet ve hayvaniyet rûhlarıyla karşılaşmak olduğunu tecrübelerim ve müşâhedelerim bana öğretiyor.

Evet, ehl-i îmân için mûcib-i teessür şeyler, kendisini ıslah-ı hâle ircâ etmek üzere, ubûdiyetle Hàlık’ına yalvarırken, bir mülhidin uysal

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.