İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 305 / 348
305

► (269) ◄ 30 Mayıs 1934 Çarşamba

(30 Mayıs 1934 Çarşamba)

بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ

Azîz, Sıddık, Müdakkik, Meraklı Kardeşim Re'fet Bey!

Senin bende, bir üstadın, bir kardeşin bir dostun var. Üstadını her risale içinde görüp, görüşürsün. Kardeşini sabah akşam Dergâh-ı İlâhîde ma'nen ve hayâlen o, seni duâ ile gördüğü gibi sen de onu o sûretle görebilirsin. Bendeki dostunu görebilmek için buraya gelmekle zahmet çekme. Çünkü, o dostun ziyarete liyâkati yoktur. O bir, siz çoksunuz. İnşâallâh o gelir, sizi orada ziyaret eder.

﴾ وَ لَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثَى ﴿ âyetine dair şimdi cevab vermeye vaktim müsâid değil. Sıhhatini bilmiyorum, fakat rivâyet ediliyor ki: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm fermân etmiş ki, “Oğlan çocuğunu seviniz”.

Demişler, “Kızları ne için istisna ettin?”

Fermân etmiş ki: “Kızlar kendi kendini sevdirirler, onlar fıtraten sevimlidirler.”

Evet kız, şefkat ve cemâlin mazharı olduğundan erkek çocuğundan daha ziyâde sevilir. Bâhusus bu zamanda ebeveyn hakkında kızlar daha mübârektir. Çünkü tehlike-i diniyeye çok ma'rûz olmuyorlar.

İkinci suâlin: İbrahim Hakkı, “Cû', ism-i a'zamdır” demesinin muradını bilmiyorum. Zâhiren mânâsızdır, belki de yanlıştır. Fakat ism-i Rahmân mâdem çoklara nisbeten ism-i a'zam vazifesini görüyor. Manevî ve maddî cû' ve açlık, o ism-i a'zamın vesile-i vusûlü olduğuna işâreten mecâzî olarak, “Cû' ism-i a'zamdır, yani bir ism-i a'zama bir vesiledir” denilebilir.

Mübârek hânenizdeki masûmlara duâ ve ders arkadaşlarına umumen selâm ediyorum.

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

Kardeşiniz

Said Nursî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.