İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 245 / 348
245

► (221) ◄ Hulûsî Bey’in suâline cevaptır

(Hulûsî Bey’in suâline cevaptır)

(Dişlerin kaplanması hakkındaki suâle cevaptır)

1932 tarihli suâlinize şimdilik etrafıyla cevab veremiyorum. Fakat bu mes'ele ile münâsebetdâr bir-iki mes'ele-i şerîatı icmâlen yazıyorum. Şöyle ki:

Abdest vaktinde ağzı yıkamak farz değil sünnettir. Fakat gusül hengâmında ağzını yıkamak farzdır. Az bir şey de yıkanmadık kalsa olmaz, zarardır. Onun için dişleri kaplama lehinde, ulemâlar fetvâ vermeye cesâret edemiyorlar. İmâm-ı A'zam ile İmâm-ı Muhammed (Radıyallahu anhümâ) gümüş ve altından dişlerin yapılmasına fetvâları, sâbit kaplama hakkında olmamak gerektir. Hâlbuki bu diş mes'elesi, umumü'l-belvâ sûretinde o derece intişarı var ki ref'i kàbil değil. Ümmeti bu belvâ-yı azîmeden kurtarmak çaresini düşündüm, birden kalbime bu nokta geldi. Haddim ve hakkım değil ki ehl-i ictihâdın vazifesine karışayım –fakat bu umumü'l-belvâ zarûretine karşı, fetvâlara tarafdâr olmadığım hâlde– diyorum ki:

Eğer mütedeyyin bir hekim-i hâzıkın gösterdiği ihtiyaca binâen kaplama sûreti olsa altındaki diş, ağzın zâhirîsinden çıkar, bâtın hükmüne geçer. Gusülde yıkanmaması guslü ibtal etmez. Çünkü üstündeki kaplama yıkanıyor, onun yerine geçiyor. Evet, cerîhaların üstündeki sargıların, zarar için kaldırılmadığından cerîha yerine yıkanması, şer'an o yaranın gasli yerine geçtiği gibi, böyle ihtiyaca binâen sâbit kaplamanın yıkanması dahi dişin yıkanması yerine geçer, guslü ibtal etmez.

وَالْعِلْمُ عِنْدَ اللهِ Mâdem ihtiyaca binâen bu ruhsat oluyor; elbette yalnız süs için, ihtiyaçsız dişleri kaplamak veya doldurmak, bu ruhsattan istifade edemez. Çünkü hattâ zarûret derecesine geldikten sonra böyle umumü'l-belvâda eğer bilerek sû-i ihtiyarıyla olsa, o zarûret ibahaya sebebiyet vermez. Eğer bilmeyerek olmuş ise zarûret için elbette cevâz var.

Said Nursî ∗∗∗

► (222) ◄ Üç cesetli bir rûhun bir fıkrasıdır. Yani: Hâfız Ali, Sabri, Sarıbıçak Ali

(Üç cesetli bir rûhun bir fıkrasıdır. Yani: Hâfız Ali, Sabri, Sarıbıçak Ali)

Otuzbirinci Mektûbun Onyedinci Lem'ası’nın Onyedinci Notasının yedi mes'elesinden İkinci Mes'elesi iken Yirminci Lem'a olan İhlâs Risalesi’ni aldım. Kuleönü’nde kardeşim Ali Efendi ile, Yirmibirinci Lem'a nâmıyla projektör-misâl, geceleri gündüze çeviren, pek mübârek ve çok kıymetdâr ve gayet müessir bir risale ile, Yirmiikinci Lem'a olan Onyedinci Notanın

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.