İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 77 / 348
77

maddî uzaklığından ileri gelmiştir. Çünkü Kur'ân’ın mâdem ki, ilk nüzûlü şehr-i Ramazanda olmuştur; bu asırda ve şu zamanda da o mübârek âyetin hikmetleri hakkında eser yazılmasının bu ayda olması enseb ve a'lâdır. Cenâb-ı Hak emsâl-i kesîresiyle, hayırlısıyla cümlemizi müşerref buyursun, âmîn...

Hâtem-i İ'câz, Hizmet-i Kur'ândaki kıymetdâr kardeşlerimi tanıttırdı ve şu güzel nurlu beyti hatırlattı:

Âyinedir bu âlem, herşey Hak ile kàim,

Mir'ât-ı Muhammed’den, Allah görünür dâim. (Hâşiye)[^5]

[^5]:(Hâşiye) Latîf bir tevâfuktur ki, Birinci Hulûsî ile, İkinci Hulûsî ünvânını alan Sabri Efendi, buradaki birbirinden çok uzak oldukları hâlde, aynı fıkrayı mektûblarında bana karşı yazıyorlar.

Ve şu fıkrayı söylettirdi:

Âyinedir bu hâtem, herkes sıdk ile hàdim,

Mir'ât-ı Üstaddan, Kur'ândır görünen dâim.

Allah-u Zülcelâl, cümlesinden râzı olsun. Bu mübârek mir'âtın boş köşesine, bu beyit ile imzamın konulmasını tasvîb-i ârifanelerine arzederim.

Hulûsî ∗∗∗

► (090) ◄ Binbaşı Âsım Bey’in Risaletü'n-Nur Sözleri hakkında temsîl ettiği bir fıkradır

(Binbaşı Âsım Bey’in Risaletü'n-Nur Sözleri hakkında temsîl ettiği bir fıkradır)

Münezzehtir şuûnâttan, hep ilhâm-ı İlâhîdir,

Okurken nur alır vicdân, sütûr-u bî-tenâhîdir.

Riyâdan, kibirden, her meâsîden münezzehtir,

Kelâm-ı Lâyezâlî’den gelen, bir nur-u müferrihtir.

Nasıl bir vecd içinde anladım bilsen, bu âsârı,

Bu, âyetler gibi nurânî ve lâhutî bu efkârı,

Meâsir mi, eser mi müncelî, yoksa müesser mi?

İlâhî bir “sürâ”dan berk uran, hayret-fezâ sır mı?

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.