İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 138 / 348
138

► (136) ◄ Dereli Hâfız Ahmed Efendi’nin çok mânidâr rüyalı bir fıkrasıdır

(Dereli Hâfız Ahmed Efendi’nin çok mânidâr rüyalı bir fıkrasıdır)

Azîz ve Müşfik Üstadım Efendim!

Bir gün âlem-i menâmda bir sahrâda gezerken, bir çok kalabalık ahâlinin içine girdim. Dersim olan Kelime-i Tevhid’e devam ediyordum. O ahâlinin cümlesi Nasâra imiş. Biz, âşikâre Kelime-i Tevhid’i çektiğimizden, hepsi bize iştirâk etti. Her yüz başında, “Muhammedü'r-Resûlullâh” diyorum. O Nasâralar, “İsâ rûhullâh” diyorlar, onlara dedim ki; “Yâhû biz İsâ Aleyhisselâm’ı tasdik ediyoruz.” Ve kendilerine Kelime-i Tevhid’i okudum, “İsâ rûhullâh” dedim. “İşte bakınız, ben sizin peygamberinizi tasdik ediyorum, siz de bizim peygamberimizi tasdik etseniz ne olur?” dedim. “Hayır! İsâ Aleyhisselâm gökten inmedikçe ve sizin peygamberinizi âşikâr tasdik etmedikçe, biz tasdik etmeyiz.” dediler. Bunun üzerine yanımda iki arkadaş bulundu. Lâkin arkadaşlarım kimler olduğunu bilmiyorum. “Biz duâ edelim de, İsâ Aleyhisselâm gelsin ve bizi nasıl tasdik ediyor göreceksiniz.” duâ ettik. İki kişi, “âmîn” dediler. Lâkin, İsâ Aleyhisselâm gelmeyince müteessir olduk. Yine duâ ettik: “Yâ Rabbi.. bizi bunların yanında niçin mahcûb çıkarıyorsun?” dedik. “Bu din àlî değil mi?”

Tahminen, arası bir saat veya bir buçuk saat sonra, karşıdan üç kişi çıktı. Elhamdülillâh İsâ Aleyhisselâm geliyor. Baktım birisi sakallı, ikisi şâbb-i emred. Dedim: “İsâ Aleyhisselâm otuzüç yaşında olduğu hâlde göğe hurûc etti.. ne için sakalında beyaz var?” Kalbime geldi ki; Allâhu a'lem... İsâ Aleyhisselâm değilse? Bu zât, ve iki arkadaşıyla yanımıza geldiler. Dikkatle baktım; Üstadımın sîmâsı ve elbisesidir. Bizim yanımıza gelince, bizim altımız mağara imiş. Yanındaki iki kişiye emretti: “Şurada kilitli salîbler, haçlar var. Cümlesini çıkarınız.” Çıkardılar, Nasâralara karşı hepsini kırdı ve Kelime-i Tevhid getirip Peygamberimizi tasdik edince, biz de Nasâralara; “Bakınız, işte İsâ Aleyhisselâm’ın vekili geldi” deyince, cümlesi tasdik ettiler.

Allâhu a'lem bu rüyanın bir tâbiri şudur ki: Üstadımızın Kur'ân-ı Hakîm’den aldığı ve neşrettiği Risale-i Nur vâsıtasıyla Nasâranın bir kısmı İslâmiyeti kabûl edecek ve Nasâra Müslümanları veya Hıristiyan mü'minleri hükmüne geçip Üstadımızın sözlerini İsâ Aleyhisselâm’ın sözleri nev'inden hüsn-ü kabûl edeceklerine işârettir.

Evet, Risale-i Nur’da öyle bir kuvvet vardır ki, Avrupa’nın en muannid feylesoflarını dahi teslîme mecbur eder. Her rûhun bir ihtiyac-ı hakîkisi olan, hakîki îmân nurunu arayan Hıristiyan muvahhidler, elbette Risale-i Nur’u görseler (Hazret-i İsâ Aleyhisselâm’ın vesâyâsı nev'inden) kabûl edip sarılacaklardır...

Dereli Mutâf

Hâfız Ahmed ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.