İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 284 / 348
284

► (248) ◄

وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ اَيَّامِ الْفِرَاقِ

Azîz, Sıddık Kardeşim!

Sana bu defa Yirmidokuzuncu Mektûbun Üçüncü Kısmını ve Beşinci Kısmı’nı gönderiyorum. Üçüncü Kısım’da bir sır var. Ramazan’da bir saatte, benimle müsevvid zât hasta iken sür'atle yazılmış. Göreceğiniz tarz, aynen bulunmuş, biz hayret ettik, anladık ki o kısımda Kur'âna dair niyetimiz, tam haktır ve lâzımdır ki, böyle olmuştur.

Hem Mu'cizât-ı Ahmediye’deki tevâfukâta, bir sened-i kat'î olarak, iki parça (o mektûbdan 4’üncü, 5’inci cüz'lerini) gönderdim. O iki parça o risalenin te'lifinin akîbinde, acemî bir müstensih müsvedde-i aslîden acele yazdığı, hattâ salavâtları (A.S.M.) işâretiyle geçtiği hâlde, iki sene sonra tedkik ettik, ümîdimiz fevkınde acîb bir tevâfuk gördük.

Sonra, ondan daha acemî bir müstensihe dedim: “Resûl-i Ekrem (A.S.M) kelimesiyle, Kur'ân kelimesini kırmızı yaz, aynen o nüshayı istinsah et.” Hâlbuki, ikinci müstensih çok acemî idi. Evvelki müstensihin nüshasındaki tevâfuku kısmen bozmuş, şuûru taalluk ettiği için letâfetini ihlâl etmiş. Fakat yine tevâfukâta bir hüccet olur, siz de güzelce kendinize tebyiz ediniz. O müsvedde-i ûlânın bir sûreti ya sende veya Abdülmecîd’de mahfûz kalsın.

Felillâhilhamd, şimdi Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân’ın ikiyüz eczâ-i i'câzından bir cüz'ünü göze gösterecek, birkaç Kur'ân’ı yazdırıyoruz. Birisi tamam oluyor. İçinde 2806 lafza-i Celâl’den, yüzde bir müstesnâ, umumen tevâfuku, gaybî tarzında görünüyor. Lafzullâhı kırmızı ile yazdırdık. Gören, “Kur'ânın i'câzını gözümle görebiliyorum.” diyebilir. İnşâallâh bu cüz'i i'câz, hatt-ı Kur'ânîyi muhâfaza edecek, tahrifden kurtaracak.

Elmas kalemli kardeşlerimize taksim ettim, en birinci kardeşimiz Hakkı Efendi birinci cüz'ü yazdı. İkincisini, üçüncüsünü senin bedeline yazmağa hâhişkârdır.

Başta vâlideyninize, Fethi Bey, Hoca Abdurrahman Bey, yeni talebem İmâm Ömer Efendi olarak Sözler’le alâkadar olanlara selâm ve duâ ediyorum, duâlarını isterim.

Sâbık Müftü Kemâl Efendi’ye de ki: Müjde! Herbir saat hastalıklı ömrü, bir gün ibâdet hükmündedir. Şu zamanda hayatın en iyi sûreti böyledir. Biz Dergâh-ı İlâhîde onun hakkında, en hayırlısını niyâz edip duâ

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.