İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 289 / 348
289

dökemez, zâyi' edemez. Eğer temlik olsa idi, yapabilirdi ve kendi arzusuyla hareket edebilirdi.

Aynen bunun gibi; Cenâb-ı Hak sana ibaha sûretinde verdiği hayatı, intihar ile hâtime çekemezsin, gözünü çıkaramazsın ve ma'nen gözü kör etmek demek olan, gözü verenin rızâsı haricinde harama sarfedemezsin. Ve hâkezâ kulağı ve dili ve bunlar gibi cihâzâtı harama sarfetmekle ma'nen öldüremezsin. Ve eti yenilmeyen hayvanı lüzumsuz tâzib edip katledemezsin. Ve hâkezâ.

Bütün sana verilen ni'metler, bu misâfirhâne-i dünyanın sâhibi olan Mihmandâr-ı Kerîm-i Zülcelâl’in kavânîn-i şerîatı dâiresinde tasarruf etmek gerektir.

Said Nursî ∗∗∗

► (252) ◄

بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ

Azîz Kardeşim Re'fet Bey!

Senin mektûbunu ve kitabını memnuniyetle aldım. Gayet sevdiğim bir talebem olan Hulûsî Bey’in rûhunu sizde hissettim. Seni yeni değil, Hulûsî gibi eski bir talebe olarak kabûl ettim. Talebeliğin hàssası şudur ki; yazılan Sözler’e kendi malı gibi sâhib olmalıdır. Kendisi te'lif etmiş ve yazmış nazarıyla bakıp neşrine ve ehil olanlara iblâğına çalışmaktır. Mâşâallâh hattın güzeldir. Vakit bulursan bir kısmını yazın. Bir kısmını Husrev gibi ciddi talebeler yazar, onlardan bilâhare alır yazarsınız ve onlarla teşrîk-i mesâî edersiniz. Altı senedir Isparta’da ciddi talebelerin çıkmasına muntazırdım, bekliyordum. El-minnetü lillâh, şimdi sizin ile beraber birkaç tane çıkmağa başladı. Çünkü bir talebe, yüz dosta müreccahtır. Sözler nâmındaki envâr-ı Kur'âniye ise, en mühim ibâdet olan ibâdet-i tefekküriye nev'indendir. Şu zamanda en mühim vazife, îmâna hizmettir. Îmân, saâdet-i ebediyenin anahtarıdır.

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

Kardeşiniz

Said Nursî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.