İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 123 / 348
123

sabırsızlıkla intizarımızı arz ederim efendim.

Ahmed Husrev ∗∗∗

► (131) ◄ Said Nursî’nin bir fıkrasıdır

(Said Nursî’nin bir fıkrasıdır)

Kardeşim Husrev, Lütfi, Rüştü,

Size Üstad ve talebeler ve ders arkadaşları içinde fâide verecek bir fikrimi beyân edeceğim, şöyle ki:

Sizler –haddimin fevkınde– bir cihette talebemsiniz ve bir cihette ders arkadaşlarımsınız ve bir cihette, muîn ve müşâvirlerimsiniz.

Azîz kardeşlerim! Üstadınız lâyuhtî değil... Onu hatâsız zannetmek hatâdır. Bir bahçede çürük bir elma bulunmakla bahçeye zarar vermez. Bir hazinede silik para bulunmakla, hazineyi kıymetten düşürtmez. Hasenenin on sayılmasıyla, seyyienin bir sayılmak sırrıyla insaf odur ki, bir seyyie bir hatâ görünse de sâir hasenâta karşı kalbi bulandırıp i'tirâz etmemektir.

Hakàika dair mesâilde külliyatları ve bazen de tafsilâtları sünûhât-ı ilhâmiye nev'inden olduğundan hemen umumiyetle şübhesizdir, kat'îdir. Onların hususunda sizlere bazı müracaat ve istişârem, tarz-ı telâkkisine dairdir. Onlar hakikat ve hak olduklarına dair değildir. Çünkü, hakikat olduklarına tereddüdüm kalmıyor.

Fakat münâsebât-ı tevâfukiyeye dair işâretler, mutlak ve mücmel ve küllî sûrette sünûhât-ı ilhâmiyedir. Tafsilât ve teferruâtta bazen perîşan zihnim karışır, noksan kalır, hatâ eder. Bu teferruâtta hatam, asl’a ve mutlak’a zarar îrâs etmez. Zâten kalemim olmadığından ve kâtib her vakit bulunmadığından tâbiratım pek mücmel ve nota hükmünde kalır, fehmi işkâl eder.

Biliniz, kardeşlerim ve ders arkadaşlarım! Benim hatamı gördüğünüz vakit serbestçe bana söyleseniz mesrûr olacağım. Hattâ başıma vursanız, Allah râzı olsun diyeceğim. Hakk’ın hâtırını muhâfaza için başka hatırlara bakılmaz. Nefs-i emmârenin enâniyeti hesabına Hakk’ın hatırı olan bilmediğim bir hakikati müdafaa değil, –ale'r-re'si ve'l-ayn– kabûl ederim.

Bilirsiniz ki; şu zamanda şu vazife-i îmâniye çok mühimdir. Benim gibi zaîf, fikri çok cihetlerle inkısam etmiş bir bîçâreye yüklenmemeli, elden geldiği kadar yardım etmeli. Evet, mücmel ve mutlak hakàika; biz, zâhirî vesile olup, çıkıyor. Tanzim ve tasfiye, tasvir ise kıymetdâr, muktedir ders arkadaşlarıma aittir. Bazen onlara vekâleten tafsilâta, tanzimâta girişiyorum, noksan kalıyor.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.