İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 316 / 348
316

► (279) ◄

“Kalben rahatsızlığım dolayısıyla, Kurban Bayramına kadar Süleyman Efendi, Şamlı Hâfız Tevfik, Abdullâh Çavuş ve Mustafa Çavuş’tan başka kimseyi kabûl etmiyorum. Affedersiniz, gücenmeyiniz.”

Said Nursî ∗∗∗

► (280) ◄ Isparta Cumhûriyet Müddeiumumîliğine

ISPARTA CUMHÛRİYET MÜDDEİUMUMÎLİĞİNE

Dokuz senedir beni bu memlekette sebebsiz olarak ikamete memur ettiler. Haricle ihtilâttan men'olduğum için çalışamadım, perîşan bu gurbette kimsesiz kaldım. Onüç seneden beri, beni bu vilâyette tanıyanların tasdikleri tahtında, siyasetle hiçbir cihetle alâkam kalmadığına delilim şudur ki: Onüç seneden beri, bir gazeteyi okumadığımı ve dinlemediğimi sekiz sene oturduğum Barla halkı ile işhâd ediyorum.

Onüç sene, bu zamanda siyasetin lisânı olan gazeteyi dinlemeyen, işitmeyen, istemeyen bir adamın siyasetle alâkası olmadığı ve sekiz aydan beri merkez-i vilâyette bütün buradaki benimle temâs edenlerin şehâdetleriyle, siyasete taalluk eden hiçbir mes'eleye temâs etmediğimi gösterebilirim.

Bu hâlimle beraber, bu senenin Kurban Bayramında fıtraten sohbetten hoşlanmadığım için hiç kimseyi kabûl etmediğimi gösterir bir-iki satırlık yazı ile kapımda yazdığım ve hiçbir kimsede gelmediği hâlde, bu mübârek bayramın dört gününde bir polis bulundurulmak sûretiyle benim gibi garîb, ihtiyar, hastalıklı bir adama şübhe isnâd ederek tarassud ettirmek ve hareket-i şahsiyemi bilâ-sebeb taht-ı nezârette bulundurmakla verilen tazyîk ve sıkıntı kâfî gelmiyormuş gibi, bu senenin Nisanının dördüncü günü, kış münâsebetiyle ve mütemâdiyen harekâtımın takib ve tarassud edilmesinden dolayı harice çıkmadığımdan sıkılmıştım.

İşte o günü altı aylık ızdırâbımı tahfif etmek ve biraz teneffüs ve rahatsızlığımı izâle etmek için havanın güzelliğinden istifade ederek gezmeye gitmiştim. Avdetimde bir komiser ile iki polis, ikamet ettiğim evimin kapısında ve bir komiserle iki polis de bahçenin dışarısında bulunuyorlardı. İçeriye girdim, komiser ve iki polis beni takib ettiler. Odama çıktım, onlar da arkamda idiler. Benimle beraber girdiler, taharrîye başladılar.

Dokuz seneden beri ihtilâttan bilâ-sebeb men'edildiğimden, mesleğim itibariyle Kur'ân ve îmân ile hasr-ı iştigâl etmiştim. Ve onun neticesi olarak yazdırdığım eserlerden;

Birisi, Kur'ân-ı Hakîm’deki ikibin sekizyüz küsûr lafza-i celâlin bir sırr-ı kerâmetini ve bir nakş-ı i'câzını gösterecek en müstesnâ bir hat ile yazılmış gayetle kıymetdâr yirmiden fazla Kur'ân-ı Kerîm cüzlerini,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.