İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 38 / 348
38

► (030) ◄ İkinci bir Sabri olan Ali Efendi’nin bir fıkrasıdır

(İkinci bir Sabri olan Ali Efendi’nin bir fıkrasıdır)

Sözler öyle hâzık bir doktordur ki, gözsüzlere hidayet-i Hak ile göz, ve kalbsizlere inhidam-ı kat'iyyeye uğramamış ise kalb, ve şuûrunda çatlaklık yoksa tenvir ile düşünceye sevk, ve “nereden, nereye, necisin?” suâl-i müşkülin halli ile insanlığın iktiza ettiği insaniyeti bahşediyor.

Ali ∗∗∗

► (031) ◄ Yine Sabri’nin

(Yine Sabri’nin)

Sözler nâmında olan bahr-i muhît-i Nur’da iki seneyi mütecâviz bir zamandan beri, seyr ü seyahatimin semere ve neticesini görüp bilmek hususunda şimdiye kadar zemin ve zaman müsâid olmadığından, sermâye-i ticâretimin ne derecelere çıktığında; daha doğrusu bir ticâret edinebildim mi, yoksa edinemedim mi, mütereddid ve mütehayyir idim. Hamden-lillâh bu şehr-i rahmet ve mağfirette, inâyet-i Rabbâniye ve muâvenet-i Peygamberiye ve himemât ve daavât-ı üstadâneleri berekâtıyla sermâye-i ilmiye-i evveliye-i bendegânemin yüzde doksandokuz derece yükseldiğini fehmettim. O menâbi-i ilmiye ve temsîlât-ı hakîkiye, meclislerimi o kadar tezyîn ve tenvir etmektedir ki, arzetmekten âcizim. Beşerin pek ziyâde ayağını kaydıran şu asırda, gayetle hàrika ve fevkalhad cihâzât ve malzemeyi neşreden (Nur) fabrikasından her nev'i techizâtı almak farz olduğunu bilip her türlü senâ ve sitâyişe bihakkın sezâ ve lâyık bulunan ve hiçbir sûretle riyâya hamli imkânsız olan müessese sâhib-i a'zamına, ne derecelerde îfâ-yı şükrân ve arz-ı minnetdârî eylesem yine hakkıyla vazife-i zimmetimi edâ etmiş olamayacağım.

Sabri ∗∗∗

► (032) ◄

Çoktan beri rûh-i kemterânemin son derece müştâk bulunduğu ve her bir kelimesi birer elmas mahzeni olan şu Yirmisekizinci Risale-i pür-nurlarını “lehü'l-hamd” kırâat ve istinsaha muvaffak oldum. Şu altunmisâl hurûfâttan mürekkeb elmas menba'ının derece-i kıymet ve rağbet ve ehemmiyetini arz ve ifâde hususunda (mübâlağa olmasın) mümkün olsa idi, şu risale-i kıymetdârînin hakàik-ı namütenahîsini muvazzıh ve câmi' bir çok kelimâtın vaz' ettirilmesine çalışacaktım ki, hakikat lâyıkıyla ifâde edilsin. Zîra Hàlık-ı Âlem Hazretleri, şu mükevvenâtı halk ve icâd ve her

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.