İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 142 / 348
142

Ey kardeşlerim, istifade edelim. Bu risalelerden istifade etmeyenler ne kadar akılsızdırlar. Çok şükürler olsun ki, böyle bir zât-ı muhtereme Cenâb-ı Hak bizi eriştirdi. لِلّٰهِ الْحَمْدُ وَالْمِنَّةُ

Cenâb-ı Hakk’ın rahmetiyle, ihsânıyla, eltâfıyla Üstad-ı muhteremin himmetiyle ehl-i tarîkat ile birleştik. Şimdi Sözler’i çok okuyoruz. Ve onlar da çok istifade ediyorlar, menfaatdâr oluyorlar... Sözler’in hak olduğunu tamamıyla anladılar. Hattâ okumak için, kardeşimi çok zaman icbar ediyorlar. Bir gün kardeşim Mustafa risaleleri yazmaklığım için beni teşvik etti. Ben de yazmak için Yirminci Mektûb’u aldım. İstinsah ettiğim bu mektûbda üç tevâfuk gördüm. Satırın yukarısında iki tane “nihâyetsiz” var ve altında da üç “dünya” tevâfuku var. Bu hâlden müteessir oldum. İnşâallâh Üstad-ı muhteremimin himmetiyle risaleleri yazmağa muvaffak olurum ümîdindeyim.

Yirminci Mektûb’u elimde götürürken, meydânda idi... Karşımda muhtar odası bulunduğundan risaleyi saklamıştım. O gece rüyamda, Üstad-ı muhteremimi büyük bir denizde ve denizin içerisinde sarayda gördüm. Bizim köyün insanları da o sarayın etrafında idiler. Âciz talebeniz doru ata binerek zâtınızın yanına vardım. O adamlar bana, denizden nasıl atladığımı sordular. Ben de o adamlara cevaben: “At yeni nallı olduğundan hiç zahmet çekmeden geldim.” Hâlbuki, deniz ince bir sûrette incimâd etmişti. O esnâda Üstadım karşıma çıkarak, “Ne için Sözler’i saklıyorsunuz? Bundan sonra Sözler meydânda olacak.” dediniz. O esnâda benden at istediniz. Ben de güzel yürüyüşlü atı getirdim, o esnâda uyandım. Allah hayretsin.

Âciz talebeniz

Hacı Mehmed ∗∗∗

► (140) ◄ Kuleönü karyesinden elmas kalemli Mustafa’nın kıymetdâr arkadaşı Hâfız Mustafa’nın fıkrasıdır

(Kuleönü karyesinden elmas kalemli Mustafa’nın kıymetdâr arkadaşı Hâfız Mustafa’nın fıkrasıdır)

Ey Feyyâz-ı Mutlak ve Vâhid-i Ehad olan Cenâb-ı Allah’a giden tarîk-ı müstakîm yolunu gösterip, pek elemli ve pek hatarlı uhrevî hayatımın kurtulmasına sebeb olan Üstadım Efendim!

Bundan dört mâh mukaddem, Kur'ân-ı Hakîm’in elmas, inci dükkânından pırlantaları ve vüs'atimiz kadar uhrevî harçlığı almak üzere ziyaretinize kardeşim Mustafa ile varmıştık. “Ne için geldiniz?” diye

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.