şefkatli bir tekdire binâen müteessirâne geriye döndük. O tekdirden gelen şefkatli ve ücretli bir fırtınaya tutulduk. O zaman Üstadımın iksîr-i a'zam olan o mübârek kalbini rencîde ettiğimizi anlayınca ikinci bir teessür bana geldi. Bu zamana kadar pek âciz, hiç-ender-hiç olan zayıf rûhum o teessürler içinde feryâd ederken, şefkatli tokat risalesinde bizim fırtınalı tokadımızı zikreden Üstadımızın hakkımızda ne derece şefkatli olduğunu anladık. O teessürâtımız sürûra kalboldu. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبِّى
Bu mübârek Rebiülevvel’in onikinci gecesi –mübârek bir gecede– Üstadımın pek yakınımızda olan Isparta’ya hicreti beni o kadar memnun ve mesrûr etti ki, o yaralar ve bereler ve teessürlerden hiçbir şey kalmadı. Elhamdülillâh Rebiülevvel ayının onikinci gecesi, dünya ve âhiret yaratılmasına sebeb olan dünya ve âhireti, zerreden şemse kadar bütün mükevvenâtı ziyâlandıran, Kıyâmete kadar bâkî güneş gibi nurlu, feyizli, gıdâlı şerîatı ile âhiret kapısını açan o mübârek Zât-ı Fahr-i Âlem (Sallallâhu Aleyhi Ve Sellem) Efendimizin o mübârek gecede dünyaya teşrîf buyurması, bütün mükevvenâtı memnun edecek pek mübârek bir gecede Üstadımın hicreti; yani Rebiülevvel’in onikinci gecesi Isparta’nın harîmine dâhil olması ve hicretinin tevâfuk ve tesâdüf gelmesi, beni yine o elmas çarşısında pırlantaları vüs'atimiz kadar almak üzere Üstadımın ziyaretine yol açtı. İnşâallâh bu hicretiniz büyük fütûhâta sebeb olacaktır.
Nitekim, Sallallâhu Aleyhi Ve Sellem Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicreti esnâsında Feth-i Mekke haberinin Cibrîl-i Emin ile nüzûlü, Peygamberimizi ve Sahâbe Efendilerimizi memnun ettiği gibi Üstadımın tevâfuk eden hicreti, fütûhâta sebeb olması, beni ve bütün Müslümanları memnun ve mesrûr eyleyecektir.
İmâmoğlu
Hâfız Mustafa (R.H.) ∗∗∗
