İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 217 / 348
217

► (204) ◄ Bu gelecek iki fıkra ikinci Sabri olan Hâfız Ali Efendi’nindir

(Bu gelecek iki fıkra ikinci Sabri olan Hâfız Ali Efendi’nindir)

Bu defa istinsahına muvaffak olduğum Yirmidokuzuncu Söz’ü istinsahım esnâsında İkinci Esâs’ın Medârlar nâmıyla, “biner mumluk elektrik lambaları” hizâsına geldiğimde, şöyle bir fikir kalbime geldi; kalemi bırakarak düşündüm ve düşündüğümü aynen yazıyorum:

Üstadım, bekà-yı rûh ve haşir hakkında, Cenâb-ı Hak tarafından bize o hakàika giden yolu göstermiş. Gösterilen hakikatin yolunda hevesât-ı nefsâniyeye hoş gelmeyen şeyler vardı ki, bize uzun ve karanlık.

İşte şimdi serâser nur olan Sözler ve o nur fabrikasının elektrik lambaları ve kuvve-i câzibeleri; o yolu pek parlak gösterdiği gibi, pek yakından cezbedip hemen yakın ve yakından daha yakın olduğunu göstermekle beraber, havf yerine emniyet, zakkum yerine asel bahşediyorlar. Ve fevkalgâye hikmetlerini beyânda aczimi itirafla, lisânımın döndüğü kadar derim:

يَا رَبِّى بِحَقِّ اِسْمِكَ الْعَظِيمِ وَبِحَقِّ قُرْاٰنِ الْحَكِيمِ وَبِحَقِّ حَبِيبِكَ الْأَكْرَمِ

Deryâ-yı Nurun başkumandanı olan Üstadımı râzı olduğun amel üzerine sâbit ve râzı olacağı amelini teshîl ve müyesser kıl, âmîn!..

Ali ∗∗∗

► (205) ◄

Serâser nur olan umum Sözler’in hakikatini beyândaki àlî, gâlî, el yetişmez makam-ı mânâ-yı mefhûmunu, değil şimdi zamanın zındıkları, tâ eski inatçı ve bunlara müşâbeheti olan Fir'avunlar, Nemrudlar anlasalardı îmân ederlerdi, dedim ve size çok duâ ettim.

Ali ∗∗∗

► (206) ◄ Hulûsî Bey’in fıkrası

(Hulûsî Bey’in fıkrası)

Yirmibeşinci Söz, i'câz-ı Kur'ânı çok parlak bir tarzda isbât eden, ehl-i Kur'âna mesned, melce' ve mahzen-i esrâr ve gürûh-u isyan ve tuğyan ve küfrana bütün levâzımat-ı harbiyeyi câmi', mühlik bir silâhhâne; yıkılmaz, aşılmaz, geçilmez bir sûr; burç ve bârûsu muhkem, mahùf ve müdhiş bir kal'a-i polat ve bedendir.

Hakikat böyle olmakla beraber Kur'ânî sûra dayanan Kur'ânî kaleye ilticâ eden çok acîb ve hàrika Kur'ânî esrârın tedkikine koyulan, Kur'ân’ı kendilerini delil-i şefî', imâm, refîk, muhâfız bilen hàdimü'l-Kur'ân nâmına esrâr-ı Kur'âna inâyet-i Hak’la muttali', hakàik-ı Kur'ân’a

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.