muvahhidîni görür gibi oldum, اَللهُ اَكْبَرُ dedim. Bu kudsî tasavvuru kardeşlerimize aşağıdaki levha ile daha ziyâde izâha çalışacağım. Bu nurlu tefekkür, bana büyük bir ümîd bahşetti. Muallim Cudî’nin kasidesindeki şu mısraı da der-hàtır ettirdi.
Cem'etti kabâil ve şuûbu
Mevlâya muhabbeti müsellem
Bir kıbleye bağlandı kulûbu
Sallallâhu Aleyhi Ve Sellem.
İşte, ittibâ'-ı sünnete (Hâşiye) [^12] pek büyük ehemmiyet veren muhterem Üstadımız da, bu asırda اَلْعُلَمَاءُ وَرَثَةُ الْاَنْبِيَاءِ sırrınca, içlerine saçılan nifâk tohumu yüzünden, her gün biraz daha tevhidi bırakanları, bir kıbleye bağlamak için, Sözler ve Mektûbat nâmındaki nurlu eserlerle ehl-i îmânı irşada çalışıyor. Küffara, hattâ cin ve şeytanlara dahi, mebde'-i nüzûlündeki gibi, nusûs-u Kur'âniyeyi ilân ediyor. Mahfî i'câzı izhâr ediyor.
[^12]:(Hâşiye) Hulûsî'nin tekerrür etmiş min haysü lâ yeş'ur bir kerâmet-i ihlâsiyesi şudur ki: Yeni yazılan ve daha ona gönderilmeyen risalelerin mevzûunu teşkil eden bir esâsı mektûbunda yazar. Âdeta istiyor. Çok defa olduğu gibi şimdi de, ittibâ'-ı sünnete dair Mirkâtü's-Sünne'ye sarîh bir sûrette bir hiss-i kable'l-vukû' ile taleb ediyor. Said
Vahdetü'l-vücûda dair olan risaleyi mühim zâtlara okuduktan sonra, bir sevk-i manevî ile ihtiyarsız bir yere daha gittim. Orada Vahdetü'l-vücûd meşreb sâhibi âlim bir zâtı hazır buldum (∗) [^13] . Vahdetü'l-vücûd hakkındaki mektûbu okudum. Daha doğrusu ihtiyarsız olarak okudum. Müstemi' olan o mühim âlim, bidâyette cüz'î i'tirâz parmağını uzatmak istedi. Sonuna kadar dinlemesini ihtar ettim. Tamamen okuduktan sonra, o zât hayretinden Sözlerin büyüklüğünü ve “Bu zamanda böyle büyük kelâmı, acaba kim yazabilir?” diye merakı ve suâli üzerine, Kur'ânın feyzine mazhar olan Üstadımızı haber verince, o zât tamamıyla arz-ı teslîmiyet eyledi.
[^13]:(∗) Elâzizli Hacı Şevket Hoca.
İşte, ihtiyarım olmayarak bu acîb tesâdüf ve teslîmiyette, kader-i İlâhînin bu cilvesi, da'vâmıza sâdık bir bürhân ve tesâdüf oyuncağı olmadığımıza büyük bir delildir. ﴾ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ﴿
Hulûsî ∗∗∗
