İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 118 / 348
118

değildir ki ta'rif etsin.

Kıymetdâr Üstadım! Nasıl o Hàlık-ı Zülcelâl'e, nihâyetsiz bir minnetdârlıkta bulunmayalım ki; azîz Üstadımızı vâsıta kılarak en büyük ni'metlerini, pek ziyâde muhtaç olduğumuz bir vakitte veriyor, bizi tesellî ediyor. Hem memnun ediyor, hem de istikbâlin nurlu yüzünü göstererek bizi o nura koşturuyor. Bir taraftan kardeşlerimizi çoğaltıyor, muhiblerimizi teksir ediyor, maddî ve manevî kuvvetlerimizi takviye ediyor; diğer taraftan saâdet hazinelerinin anahtarlarını ellerimize veriyor...

Ey azîz Üstadım! Cenâb-ı Hak sizden ebediyen râzı olsun. Âmîn.

Ahmed Husrev ∗∗∗

► (127) ◄ Zeki’nin fıkrasıdır

(Zeki’nin fıkrasıdır)

Ben istiyorum ki; bir ân evvel bir yere çekileyim de mesâîden haric zamanlarımı, o ulvî ve mukaddes hazine-i hakikat ve âsâr-ı girân-bahâ hizmetinde devama başlayayım. Fakat bugünlük bu yüce emelimin husûlünden, bizzarûre ve bilmecbûriye mahrum kalıyorum. Hiç olmazsa şu günlerde, elimde o mütâlaası gönüllere ve kalblere bir safâ-yı sermedî ve câvidânî bahşeden kitab-ı kâinâtın birer lem'ası ve birer nur-u timsâli olan eserlerinizden bir-iki tanesi elimde bulunsa idi benim için nâkàbil-i ta'rif bir sürûr ve saâdet menba'ı olacaktı ve ne bulunmaz bir ni'met, ne ele geçmez bir define olacaktı.

Çok zaman evvel Sabri Efendi ağabeyim, yeni çıkan kudsî ve esrârlı nurlardan bir cüz'ü bâri olsun göndermek fikrinde olduklarını bildiriyorlardı. Gâliba müsâid vakit bulamadıklarından, yazıp gönderemediler. Hem bazı eserleri beraberimde getirmediğimden çok pişman oluyorum; onlardan başkalarını istifade ettirmek fırsatını bulamazsam, mütâlaa eder, ma'nen mücâdeleye bir medâr-ı kuvvet olurdu.

Netice itibariyle, mâdemki şimdilik o hazinelerden istifade edemiyorum; o hâlde kendimi zararlı görmekte haklıyım. İnşâallâh duânız himmetiyle, yakın bir zaman zarfında o zararları telâfiye kâfî bir zaman ve bir fırsat ele geçer.

Bir ömr-ü mukadderden ma'dûd olan şu günlerim, şükür ve hamd ile geçmektedir. Bana öyle bir kanâat geldi ki, kalbimi yokladıkça, kalbim bu kanâati takviye ediyor, nefsimle mücâdelede muzaffer olacağımı ümîd ediyorum.

Azîz Üstadım! Şu hicrana ve firâka, muvakkat olduğu için tahammül

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.