İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 202 / 348
202

► (190) ◄ Aydın’da Doktor Şevket’in fıkrasıdır

(Aydın’da Doktor Şevket’in fıkrasıdır)

Üstad-ı A'zamım Efendim!

Nurânî ve çok kıymetdâr eserlerinizi okuduk. Nurlu ve feyizli eserlerinizin te'siriyle parlayan kasvetli kalblerimizle, siz Üstadımıza ebediyen minnetdâr ve medyûn-u şükrân bulunduğumuz gibi, risaleleri bizlere okutturmağa ve yazdırmağa sebeb olan, Hâfız Zühtü Efendi kardeşimizi de, dâima hayırla yâd etmekten kendimizi alamıyoruz. Kendilerine fiat takdir edilemeyecek derecede kıymete mâlik bulunan muhterem risalelerinizi yazıp ikmal etmemize, Cenâb-ı Hakk’ın bizi muvaffak kılması için, Üstad-ı ekremimizin duâ ve himmetlerine muhtaç bulunuyoruz.

Talebeniz

Doktor Şevket ∗∗∗

► (191) ◄ Ahmed Husrev’in fıkrasıdır

(Ahmed Husrev’in fıkrasıdır)

Sevgili Müşfik Üstadım Efendim Hazretleri!

Arz-ı hürmet ve iştiyakla el ve ayaklarınızdan öperim. Hulûsî Bey’in suâllerine verilen cevablara ait cihan-değer kıymetli, nurlu, feyizli sözlerinizi, iki gün evvel aldım. Suâllerin cevabları o kadar latîf idi ki, ne okumağa doyabildim ve ne de idrakim kadar olsun hakkıyla kavrayabildim.

Muhyiddin-i Arabî Hazretlerinin makbûlînden olduğu hâlde, hatâsının ve her kitabında mühdî olamamasının esbâbı, o kadar amîk bir şekilde ve o derece ince bir tarzda izâh buyuruluyor ki, bu àlî dersinizi sâir kardeşlerimle beraber okudum, dedim: “Azîz kardeşlerim, bu àlî dersten istifade ediyor, mühim bir şey anlıyorum, fakat zübde edemiyorum, zihnimde toparlayamıyorum, siz ne dersiniz?”

Hâzırûn dersimizin yüksekliğine işâret ederek, İslâmiyet’in ardı ve arkası kesilmeyen hücumlara ma'rûz kaldığı bir zamanda, bu nurlu eserlere kavuştuğumuzdan dolayı, binler teşekkür ettik. Bilhassa doktora verilen son cevab hâşiyesinin letâfeti yüzümüzde âsârını göstermişti.

Bir taraftan hınzır etinin hurmeti, esbâb-ı illeti, gayet güzel bir sûrette izâh edilmiş, diğer taraftan da àlî müfekkirenizden parlayan nurlarla, hem de pek yakında dünyanın ufuklarında İslâmiyet’in güneşinin parlayacağına işâret buyuruyorsunuz. Cenâb-ı Hak sizden hadsiz hesabsız râzı olsun.

Sevgili Üstadım, âciz talebeniz, bu aczi ile manevî himmetinize ilticâ ediyorum. Ve öyle ümîd ediyorum ki, Hallâk-ı Kerîm’im beni ihtiyarım

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.