İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 72 / 348
72

kat'iyyeleri hükmünde görülmekle beraber, üç seneden beri dimağımda mahsûs ve mahfûz bir çok ihtisasâtı da, bu kere zâhire çıkarmıştır. İşte Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân’ın derece-i kudsiyet ve ulviyet ve nurâniyeti böyle elmas ve mücevherât-ı maneviyeyi câmi' bulunduğu, bu mes'ele ve emsâli mesâilden anlaşılmıştır.

Evet şu hakikati de itiraf etmek lâzım ki; bir mücevherât hazinesi ne kadar zengin ve ne kadar yüksek bir servete mâlik olursa olsun, bâyii, dellâlı, usûl-i bey' u şirâya âşinâ olmazsa, zi'l-yed bulunduğu kıymetdâr hazinenin müştemil ve muhtevî bulunduğu emtiayı, lâyıkıyla âleme ilân ve enzâr-ı âmmeye vaz'edemez. Binâenaleyh şu devr-i müşevveşte, hakàik-ı Kur'âniye’nin hakkıyla bey' u şirâsını yapan Dellâl-ı Kur'ânın, değil altı senedir, belki kırk seneden beri Ehl-i İslâm’a hitâben:

﴿ يَٓا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى تِجَارَةٍ تُنْجِيكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَلِيمٍ  ﴾

fermân-ı Rabbânîsiyle nidâ etmeleri, bil'umum envâr-ı îmâniyeye muhtaç Ümmet-i Muhammed’i medyûn-u şükrân eylemiş ve eylemektedir.

Sabri ∗∗∗

► (086) ◄ Sabri’nin fıkrası

(Sabri’nin fıkrası)

Eyyühe'l-Üstadü'l-Muhterem!

Bu kere Yirmiyedinci Mektûbun İkinci Zeyli’ni, Yirmisekizinci Mektûbun Beşinci, Altıncı Mes'eleleri’ni bil'istinsah asıl maa-sûret takdim ediyorum. Bendeleri Yirmiyedinci Mektûb’un te'lif ve te'sis ve tertibinde, çok mühim bir isabet hissediyorum ki, bu mektûbun te'lifindeki gaye, kat'iyyen mektûb sâhiblerini ilân ve teşhîr olmadığı, belki muhtelifü'd-derecât zevi'l-efkâr ve elbâbın herbiri, Nurların ancak yüzde birer hàssalarını ve fevâidini görerek, Dellâl-ı Kur'ânın bir dereceye kadar nidâlarını taklide çalışmaları, ayrıca bir zevk ve letâfet ihsâs ediyor.

Nur deryâsını görmeyen bazı kimseler müştâkàne soruyorlar ki: Mensûb bulunduğunuz Nur eczâhânesinde ne gibi muâlecât var ve asıl mevzûları nedir? Evvelce bu suâle karşı Risaletü'n-Nur’u mümkün ise birer birer göstermeye, değilse aklım erdiği kadar söylemeye mecbur idim. Şimdi ise Risaletü'n-Nur’un yüzde on nisbetinde mevzûunu mümkün mertebe ifâdeye hazırım. Ve nîm bir fihristini andırır Yirmiyedinci Mektûb’u veriyor ve bildiriyorum. Cüz'î-küllî maksadımı bildirebiliyorum. Nurların ekser aksâmı vücûda geldikten sonra Yirmiyedinci Mektûb âdeta işâret

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.