► (239) ◄ Âhiret hemşirelerimizden ve Risale-i Nur talebelerinden Müzeyyene’nin fıkrasıdır
(Âhiret hemşirelerimizden ve Risale-i Nur talebelerinden Müzeyyene’nin fıkrasıdır)
Muhterem Üstadım!
Şu fânî dünyanın elemlerine gark olan gözlerim, sizin feyizli, nurlu Sözlerinize ve te'sirli ve şifâlı risalelerinize, can u gönülden merbût oldukça ve okudukça, risaleleriniz ne kadar büyük bir mürşid olduğunu hiçbir şeyle ta'rif edemem.
Evet şu dünyaya, şu zamana çöken zulmet ve gaflet perdelerini Sözleriniz yırtıyorlar, parçalayıp o zulmeti ve gafleti dağıtıyorlar. Hangi akıl var ki, hakikat perdesini görüp de, o hakikat perdesinde nur-u hakikat parlarken, onlara gözünü yumup, zulmet perdesine atılmış olsun. Ben de inşâallâh zulmete atılmam. Artık güçlükle bahtiyar olup da tekrar bedbaht olamam.
Üstadım, ben sâir kardeşlerim gibi sizden bizzat ders almaktan mahrumum. Fakat haftada veya bir ayda, àlî Sözlerinizden gıyâbî bir ders alıyorum tasavvuru ile dinliyorum. Güyâ bizzat sizden ders alıyorum. Bütün gün Ehl-i İslâmın selâmetini ve şu hâlimin zulmetten nura dönmesini, siz başta ve önde, biz arkada Cenâb-ı Hakk’a yalvaralım. Cenâb-ı Mevlâm hayırlısıyla ihsân buyursun. Fazla söylemeye lisânım, aczim, kusurum bırakmıyor. Kusurumuzu Üstadımıza itiraf ediyorum.
İnşâallâh risalelerin te'siri ile bir gün olur da, müstakîm Lütfü Efendi gibi ehl-i takvâ kardeşlerimiz misillû, biz dahi gayr-ı ihtiyarî ve istemeyerek işlediğimiz ahvâlden Sözlerinizin irşadı ile kurtuluruz. Zekâi kardeşimizden Onyedinci Söz, Onsekizinci Mektûb, Yirminci Mektûb ve Otuzüç Pencere’li nurlarla parlayan kıymetli risaleleri aldık, mütâlaa ediyoruz. Hakîki üstadımız olan Hazret-i Kur'ân elimizdedir.
Müzeyyene ∗∗∗
► (240) ◄ Müzeyyene’nin diğer bir fıkrası
(Müzeyyene’nin diğer bir fıkrası)
Üstadım!
Kıymetdâr risalelerinizi okuyan, elbette kilitli sandık içinde münevver kalan sönük kalbleri, gümüşten yapılmış altın ile yaldızlanmış birer anahtar hükmündeki risalelerle açtığına ve kalbinin kurtulmasına ve parlamasına binâen kemâl-i memnuniyetle Cenâb-ı Mevlâ’ya şükürler ve risalelerin intişarına çalışanlara teşekkürler etmemek kàbil değildir. Ah, vefâsız dünyanın telâşesi ve elemi ve kederi beni nurlara hizmetten alıkoyuyor.
