İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 310 / 348
310

► (273) ◄

بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ

Azîz, Sıddık, Müdakkik Kardeşim Re'fet Bey!

Sorduğun suâle en kolay ve ruhsatlı cevab senin cevabındır. Mültekâ Şerhi, Dâmad’ın ve Meraku'l-Felâh, ikisi demişler: İki ramazan için bir keffâret kâfîdir. Müteaddid vâkıalara bir keffâret kifâyet eder, çünkü tedâhül vardır ve هُوَ الصَّحِيحُ demişler.

Hakikat nokta-i nazarında bu mes'elede azîmet var, ruhsat var. Azîmet hâli, kuvveti müsâid ise her Ramazan için ayrı bir keffâret var. Fakat ruhsat ciheti, tedâhül sırrına binâen müteaddid ramazan için bir keffâret farz, ayrı ayrı keffâret müstehab derecesinde kalır. Bu keffârete mânâ-yı ukubetle mânâ-yı ibâdet ikisi dahi münderic olduğu için, hem kerhen icbar edilmeyecek, hem tedâhül eder.

Azîz kardeşim, Fıkhu'l-ekber olan esâsât-ı îmâniye ile meşgul olduğumuz için nakle ve ehl-i ictihâdın medârikine ve meâhizine bakan dekàik-ı mesâil-i fer'iyeye zihnim şimdilik ciddi müteveccih olamıyor. Zâten yanımda da kitaplar olmadığı gibi, vaktim de yoktur ki müracaat edeyim. Hem Ulemâ-yı İslâm o kadar tedkîkàt-ı sâibe yapmışlar ki fürûâta dair tedkîkàt-ı amîkaya ihtiyaçları kalmamış. Eğer hakîki ihtiyaç hissetseydim, böyle fürûâta dair müçtehidînin derin me'hazlerine gidip bazı beyânâtta bulunacaktım. Belki de daha o nev'i hakàika meşguliyet zamanları gelmemiş, her ne ise...

Size bu defa Sûre-i Feth’in âhirine aid ve onun münâsebetiyle

﴿ اُولئِكَ مَعَ الَّذِينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَالصَّالِحِينَ ﴾

âyetine dair beyânâtı ve Minhâc-ı Sünnet nâmındaki Lem'ada ﴾ اِلَّا الْمَوَدَّةَ فِى الْقُرْبَى ﴿ sırrına dair muhâkemâtı nasıl buluyorsunuz? Kardeşin Husrev ile sen, Şeyh-i Geylânî’nin kerâmât-ı gaybiyesinin bütün parçalarıyla bir nüsha yazıp Hulûsî Bey’e gönderseniz iyi olur. Âsım Bey’e de onlar bütün gitmelidir.1

Başta (Gavs-ı A'zam’ın tâbiriyle) Bekir Bey (bizim tâbirimizle) Bekir Ağa, Ahmed Husrev, Lütfü, Rüşdü, Hâfız Ahmed, kayınpederin Hacı İbrahim Bey ve Sezâi Bey olarak umum kardeşlerinize selâm, duâ ediyorum. Ve mübârek ve bahtiyar Bedreddin’in başından öperim. O, Kur'ânı okudukça bana duâ etsin. Öyle masûmun duâsı inşâallâh hakkımızda mak­bûldür. Onun vâlidesi olan âhiret hemşireme ayrıca duâ ediyorum. Bedreddin gibi bir evlâd sâhibesi olduğundan tebrike şâyândır.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.