Sordukları mes'ele-i şer'iye ise, şimdiki mesleğimiz ve hâlimiz, o mes'elelerle meşgul olmaya müsâade etmiyor. Yalnız bu kadar var ki: Ruhsat-ı şer'iye olan kasr-ı namaz ve takdim-te'hir; vesâit-i nakliye bir kararda olmadığı için, onlara bina edilmez. Belki kaide-i şer'iye olan kasr-ı namaz, sâbit olan mesâfeye bina edilebilir.
Eğer denilse ki, tayyare ile ve şimendifer ile bir saatte giden, zahmet çekmiyor ki, ruhsata müstehak olsun.
Elcevab: Tayyare ve şimendiferde abdest alıp, vaktinde namazını kılmak, yayan serbest gidenlerden daha ziyâde müşkülât bulunduğu için, ruhsata sebebiyet verir.
Her ne ise, şimdilik bu kadar yazılabildi. Bu mes'ele-i şer'iyeyi ulemâ-i İslâm halletmişler, bize ihtiyaç bırakmamışlar. Şimdi hazır Doktor Hayri ve Terzi Mustafa, kendi hisselerine arz-ı hürmet ve selâm ederler.
Said Nursî ∗∗∗
► (294) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَاَحْسَنَ عَزَاكُمْ وَاَعْطَاكُمْ صَبْرًا جَمِيلاً وَغَفَرَ لِمَيِّتِكُمْ وَنَوَّرَ قَبْرَهُ بِنُورِ الْاِيمَانِ وَالْقُرْآنِ وَجَعَلَهُ فِى قَبْرِهِ مُشْتَغِلاً بِرِسَالَةِ النُّورِ بَدَلَ الْفَلْسَفَةِ السَّقِيمَةِ آمِينَ
Azîz Kardeşim!
Bu hâdise dahi, Abdurrahman hâdisesi gibi bir hüccettir ki, bize şimdiki tarz-ı hayat yaramaz. Bize bu dünyada daha sâfî ve àlî ve kudsî bir hayat-ı masûmâne ihsân edildiğinden ona kanâat lâzımdı. Merhum Abdurrahman gerçi muvakkaten aldandı, fakat İstanbul’da Risale-i Nur mukaddemâtına büyük bir hizmeti var. Hem Onuncu Söz ile tam kurtuldu, sonra gitti.
Merhum Fuâd dahi, inşâallâh Risale-i Nur’un feyziyle îmânını kurtarmış ve mektûbu dahi, senin dediğin gibi gösteriyor ve size ve hânedânınıza mensûbiyetiyle, samîmî iftiharı ve kuvvetli irtibatı Risale-i Nur cihetiyle olduğunu hissettim.
