İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 294 / 348
294

► (258) ◄

بِاسْمِ مَنْ تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ فِيهِنَّ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ

Azîz, Sıddık Kardeşim!

Evvelâ: Bu yeni hâdisenin mâhiyetini merak etmişsiniz, oraya gelen iki uzun mektûb mâhiyetini gösteriyor. ﴾ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللّٰهِ اَنْ يُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ ﴿ âyeti o hâdiseye sebebiyet verenlerin başına sâika gibi iniyor ve inecek. Fakat biz acûlüz. Herşeyin bir vakt-i muayyenesi var.

﴿ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌ بَاطِنُهُ فِيهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُ ﴾

âyetine mâsadak olarak bu hâdise bize karşı vech-i merhametle bakıyor. Mülhidlere karşı olan vecih, azâb ve kahr ile nazar ediyor. Her ne ise... Cennet ucuz olmadığı gibi Cehennem de lüzumsuz değildir.

Sâniyen: Bedreddin’i burada dinlemek arzu ediyordum, vakit müsâade etmedi. Ben ma'nen orada hayâlen dinliyorum. İnşâallâh evlâdlık mertebesinden talebelik mertebesine gidiyor.

Sâlisen: Benim kendi hattımla mektûb istiyorsun. Bir dudaksız adama, “Lambayı üfle söndür.” demişler. Demiş, “En zahmetli işi bana gösteriyorsunuz, yapmayacağım.”

Belî, Cenâb-ı Hak bana hüsn-ü hat vermemiş. Hem bir satır yazmak bana büyük bir iş gibi usanç veriyor. Eskiden beri diyordum: Yâ Rabbi! Ben o kadar muhtaç iken ve nazmı severken bu iki ni'met bana verilmedi, diye teşekkî değil, tefekkür ediyordum. Sonra bana kat'î tebeyyün etti ki, şiir ve hat bana verilmemekte büyük bir ihsân imiş.

Hem o hattâ ihtiyacımı sizin gibi kalem kahramanlarının muâvenetleri te'min ediyor. Hat bilse idim, hatta i'timâd edip, mesâil rûhta kararlayarak nakşedilmeyecekti. Eskiden hangi ilme başladım, hattım olmadığı için rûhuma yazardım. Fevkalâde bir meleke ihsân edildi.

Şiir ise çendan kıymetdâr, şirin bir vâsıta-yı ifâdedir. Fakat şiirde hayâl hükmettiği için hakikate karışır, hakikatlerin sûretini değiştirir. Bazen hakikat birbirine geçer. Hàlis, hak ve mahz-ı hakikat olan Kur'ân-ı Hakîm’in hizmetinde istikbâlde bulunacağımız mukadder olduğundan, kader-i ilâhî

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.