İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 288 / 348
288

eyyâm-ı şemsiye ile ikiyüzbin seneden geçer. Ve Şemsü'ş-şümûs’a tâbi ve âlem-i bekàdan ayrılıp küremize bakan dünyaların ömrü, –Şemsü'ş-şümûs’un İşârât-ı Kur'âniye ile herbir günü 50.000 (ellibin) sene olmasıyla– yedi bin sene o eyyâm ile yüz yirmialtı milyar (126.000.000.000) sene yaşarlar. Demek eyyâm-ı şer'iye tâbir ettiğimiz eyyâm-ı Kur'âniyede bunlar dâhil olabilirler.

Evet semâvât ve arzın Hàlık’ı, semâvât ve arza bakan bir kelâmıyla semâvât ve arzın sebeb-i hilkati ve çekirdek-i aslîsi ve en mükemmel âhir meyvesi olan bir zâta hitâbında, o eyyâmları istimâl etmek, Kur'ân’ın ulviyetine ve muhâtabın kemâline yakışır ve ayn-ı belâğattır. (Hâşiye) [^19]

[^19]:(Hâşiye) Bu hesab Şamlı Hâfız, Kuleönü'nden Mustafa ve arkadaşı Hâfız Mustafa'nın şehâdeti ile bir dakika zarfında ezberden yapılmıştır. (Sene üçyüz altmış gün hesabına göredir, kusur varsa bakılmamak gerektir.)

وَالْعِلْمُ عِنْدَ اللهِ ❀ وَاللهُ اَعْلَمُ بِاَسْرَارِ كِتَابِهِ

﴿ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَسِينَٓا اَوْ اَخْطَاْنَا ﴾

Said Nursî ∗∗∗

► (251) ◄ On Beşinci Nota’nın Üçüncü Mes'elesi

ONBEŞİNCİ NOTA’NIN ÜÇÜNCÜ MES'ELESİ

Ey insan ve ey nefsim! Muhakkak bil ki: Cenâb-ı Hakk’ın sana in'âm ettiği vücûdun, cismin, a'zâların, malın ve hayvanatın ibahadır, temlik değildir. Yani, istifaden için kendi mülkünü senin eline vermiş, istifade et diye ibaha etmiş. Senin gibi, idare etmekten hakikaten âciz ve tedbirden cidden câhil bir şahsa temlik etmemiş. Çünkü mülk olarak verse idi, idaresini sana bırakmak lâzım gelirdi.

Acaba en kolay, en zâhir ve dâire-i ihtiyar ve şuûrda dâhil olan bir midenin idaresini yapamadığın hâlde; nasıl göz ve kulak gibi dâire-i ihtiyar ve şuûrun haricinde idare isteyen şeylere mâlik olabilirsin?

Mâdem sana verilen hayat ve hayatın levâzımatı temlik değil, ibahadır; elbette ibahanın düsturuyla hareket etmek lâzımdır. Yani nasıl bir zât, ziyâfete misâfirleri dâvet eder. Onlara, meclis ziyâfetindeki eşyadan ve ziyâfetten istifadeyi ibaha ediyor, temlik etmiyor. İbaha ve ziyâfetin kaidesi ise; mihmandârın rızâsı dâhilinde tasarruf etmektir. Öyle ise isrâf edemez, başkasına ikram edemez, sofradan kaldırıp başkasına sadaka veremez,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.