► (238) ◄ Risale-i Nur şâkirdlerinden Kuleönlü Hacı Osman’ın bir fıkrasıdır
(Risale-i Nur şâkirdlerinden Kuleönlü Hacı Osman’ın bir fıkrasıdır)
Muhterem Üstadım!
Risale-i Nur’u birkaç seneden beri dinleyip, binde bir almış olduğum manevî yaralarıma bir ilâç vazifesi görüyordu. Fakat hastalara ait Yirmibeşinci Lem'a ve ihtiyarlara ait Yirmialtıncı Lem'ayı Mustafa ve arkadaşlarımla beraber okuyup kemâl-i şevk ile dinledim. Bakıyorum ki vücûdumdaki yaralara güzel te'sir ediyor, arkadaşlarıma dedim: Mâdem Risale-i Nur’un te'siri bu kadar kuvvetlidir, ben yazmaya karar verdim, fakat hiç okuyup yazmam yok ki, böyle kıymetdâr Risale-i Nur’a yardım edeyim. Mâdem kalemim yok, beni hizmetçi ve postacı olarak ta'yin ediniz, diye müteessirâne söyledim.
O gece rüyamda, kendimi ölmüş ve yıkanmış olarak kabre bıraktılar. Haşir zamanı gelip kabirden kefen ile başım açık, ayaklarım yalın olarak kalktım. Korkarak memleketimize gelirken, büyük bir köprüye yolum uğradı. Köprünün iki tarafında iki nöbetçi vardı. Birinden geçip, diğeri hemen beni yakaladı, acaba nereye götürecek diye, bütün vücûdum titriyordu. Biraz gittikten sonra köprü bitmeden Üstadıma beni teslîm etti. Üstadım beni yıkayıp bıraktı.
Sonra asker olarak bir câmiye bütün ahâli toplandı. Bir asker geldi bana dedi: “Seni büyük bir kumandana hizmetçi ta'yin ettiler, gideceksin.” Ben dedim: “Benim gibi süflî bir nefer, nasıl o müşîrin yanında hizmetçilik eder.” İ'tirâz ettim. Yine tekrar etti: “Gideceksin.” Ben korkarak gittim, baktım ki, orada Üstadımı görünce mesrûrâne sevindim. Bana dedi: “Arkamdan gel.” Yüksek bir saraya çıktı, bana dedi: “Bu ufak hizmetleri gör.” Ben düşünmekte iken, Barlalı Süleyman Efendi geldi. Beraber bulunurken, Üstadım güzel bir gül bahçesine gitti ve –orada bir küçük genç oturur– bana dedi: “Sen bu gence hizmet edeceksin.” dedi, hemen uyandım.
Ey kardeşlerim! Mâdem Üstadım, bende bir şey yok, ben yalnız ta'yin olduğum cevâhir dükkânından herkesin ihtiyacı var olduğunu ve Kur'ânın dellâlı olduğunu sekiz-dokuz senedir ilân ediyor. Biz Risale-i Nur’ları yazmak, okumak ve dinlemek için herkesin ihtiyacı var. Onun için ey Müslümanlar! Manevî yaralarınıza ilâç ararsanız Risale-i Nur’da vardır. Yazın, okuyun, îmânınız o kadar teâlî edecektir. Hiç şübhe etmeyiniz.
Mübârek iki ellerinizden öperim ve bayramınızı tebrik ederim.
اَلْحُبُّ فِى اللهِ
Câhil ve âciz talebeniz
Hacı Osman ∗∗∗
