İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 28 / 348
28

► (008) ◄

Otuzikinci Sözün birinci Mevkıf’ını, Ramazan hediyesini ikmale muvaffak oldum. Tevfik-i Hudâ yoldaşım olursa diğerlerini de inşâallâh emir buyurduğunuz müddette yazarım. Bu kadar kıymetli ve nurlu Sözler’in en hüsünlü hatt ile ve hattâ altun ile yazılması lâyık ve muktazî iken hasbe'l-kader bu bîçâre kardeşinizin perîşan ve belki ancak okunabilir hatâlı hattı ile yazılması da hamd ve şükrümü artırmağa vesile oluyor ve her vâsıta ile aldığım meserret-bahş selâm ve iltifatât-ı fâzılânelerinin ve herbiri Risale-i Nura bir zeyl ve tefsir ve hâşiye makamındaki cihan-değer emirnâme-i ârifânelerinden maddeten dûr bulunacağımdan dolayı çok müteessir olacağım.

Fakat manevî ciheti böyle düşünmüyorum ve nerede bulunursam bulunayım, inâyet-i Bârî ile aldığım dersi dinletecek bir muhâtab bulmağa çalışacak ve neşr-i hakikat yolunda acz ve fakrıma bakmayarak, duânızla elimden gelen her çareye başvuracağım için mütesellî oluyorum.

Yalnız, dünyevî vazifeler ile uğraşmak ise fıtraten hoşlandığım ve hakàikına meclûb olduğum nurlu Sözler’le iştigâlime kısmen mâni oluyor. İşte buna müteessifim, fakat elimden bir şey gelmiyor. Her geçen gün dünyanın fenâ ve fânî yüzünü daha ziyâde üryanlığıyla göstermekte ve bu hayatta bâkî ve sermedî hayat için bir şey kazanılmadan geçen vakitlere teessür hâsıl ettirmektedir. Sûreten ayrıldığımıza o kadar müteessir değilim. Bilhassa sevgili Üstadın son dersi, bu fânî dünyanın en zevkli hâlinden pek çok yukarı derecede bir bâkî hayat olduğunu kat'iyyetle müjde etmektedir.

Hulûsî ∗∗∗

► (009) ◄

Gönül isterdi ki, o muazzam Sözler’e sönük yazılarımla biraz uzun cevab yazayım. Fakat buna muvaffak olamıyorum. Kàbiliyetimin azlığı, isti'dâdımın kısalığı, iktidarımın noksanlığıyla beraber uhdeme verilmiş olan birkaç maddî vazifelerin taht-ı te'sirinde dimağım meşgul ve âdeta meşbû' olduğundan o mübârek cevherlerinize mukâbil âdi boncuk bile ibraz edemeyeceğim.

Biliyorsunuz ki çok ifâdelerimde sizi taklid ettiğim birinci sebebi, merbûtiyet-i hàlisânemin; ikinci sebebi, kudret-i kalemiyemin kifâyetsizliğidir. Fakat mübârek Yirmidördüncü Sözde misâli geçen fakir gibi ben de derim: Ey sevgili Üstadım! Gücüm yetişse elimden gelse bütün o nurlu Sözler ayarında kelimelerden mürekkeb cümlelerle size ma'ruzâtta bulunmak isterim. Fakat biliyorsunuz ki yok. Niyetime göre muâmele buyurunuz.

Hulûsî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.