İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 95 / 348
95

Mustafa’nın (A.S.M.) hakîki ümmetine öyle bir tükenmez hazâin-i hikmet bahşetmişsin ki, o hazine-i kudsiye 1351 sene ahkâm-ı ezelîsi ve fermân-ı ebedîsiyle öyle bir hayat-ı bâkiye ihsân etmiş ki, hakîki verese-i Enbiyâ olan ulemâ-i be-nâm, en kısa bir âyetten nice hakàik-ı nâmütenâhiye istinbat ve istihrâc ederek Ümmet-i Muhammed’in kulûb-u mecrûhalarını Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın âb-ı hayatıyla ihyâ buyuruyorsunuz.

Ey Mâlikü'l-mülk, ey Hàlık-ı Zülcelâl, ey Hakîm-i Bîmisâl! Senin Zât-ı Azamet-i Kibriyâna ilticâ ederek niyâz ediyorum, şöyle ki: Ahkâm-ı Kur'âniyeyi i'la ve tarîk-ı Ahmediyeyi ibkà ve hakîki verese-i Enbiyânın âmâl ve makàsıdını teshîl ve teysir buyurarak bu bîçâre kullarını Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân’ın dâire-i nurâniyesine mes'ûdâne İ'lâ-yı Kelimetullâh etmeyi göstermeden hayat-ı bâkiye âlemine göçürme Allahım, diyerek zâhirî ve bâtinî gözlerimi levâih-ı Kur'âniye ile perdeledim, Üstadım Efendim.

Pür-kusur talebeniz

Sabri ∗∗∗

► (108) ◄ Sözler’i, müştâkların ellerine yetiştiren kardeşim Bekir Ağa’nın fıkrasıdır

(Sözler’i, müştâkların ellerine yetiştiren kardeşim Bekir Ağa’nın fıkrasıdır)

Elimizdeki hakàik-ı Kur'âniyeyi câmi' Nur Risaleleri, her ân ve zaman bizi tarîk-ı hakikatin nurlarına istiğrak ederek, şu zaman-ı hâzıranın ehl-i îmânın kalbine verdiği ızdırâbı izâle etmektedir.

Hakka şükürler olsun ki, ehl-i îmânın üzerine musallat olan ve gayr-ı kàbil-i tahammül olan hâlât karşısında, îmân ve irşadın nurânî dâiresi dâhilinde, hak ve hakikate lâyık bir vazifede istihdam ediliyoruz. Şu zamanda yegâne medâr-ı tesellîmiz olan şey, ancak Erhamürrâhimîn’in, tavassutunuzla; bize kavuşturduğu hakikatlerdir. Lisânım, şükrânlarıma tercümân olamıyor. Ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Ancak söyleyebildiğim şey, beklediğim ümîd; benim ve ehl-i îmânın, bilhassa risalelerle alâkadar kardeşlerimin iki cihanda mesrûr olmalarını ve bilhassa başta Üstadımızın kudsî ve pek azîm hizmetinden, Hàlık-ı Kâinât Hazretlerinin râzı olmasını temennîden ibaret kalıyor. Bugünkü ahvâl-i müessifeden müteessir olmamak mümkün değil. Allah iyi yapar, inşâallâh. Ben câhilim, bu kadar yazabildim. O Sözler’in kıymetini ta'riften âcizim. Ne kadar yazsam, o eserlerin kıymetinden binde bir nebzesini gösteremez.

Talebeniz Emrullâh oğlu

Bekir ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.