İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 163 / 348
163

Ve duâ ile onların kalemlerine yardım ediyorum. Risale-i Nur’a karşı hissiyatımı, ümmîliğim münâsebetiyle yalnız rüyalarımla arz ediyorum.

Bu defa rüyada Fahr-i Âlem (A.S.M.) Efendimiz Hazretlerini gördüğüm vakit Sûre-i Hacc’ın nihâyetinde: ﴾ مَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِهِ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ...الخ ﴿ okuyarak ve Şah-ı Geylânî (Kuddise Sırruhu) Hazretlerini gördüğüm vakit, Sûre-i Nur’da ﴾ لَيْسَ عَلَى الْاَعْمَى حَرَجٌ ﴿ âyetini kırâat ederek nevmden bîdâr oldum. Ve anladım ki, bu âhirde Sünnet-i Seniye’ye dair mühim bir risale yazıldığı için, Resûl-i Ekrem (A.S.M.)’ın makbûlü olmuş ki, rüyamda müşerref oldum. Ve o âyet, Risale-i Nur’un hülâsasını ifâde ettiği gibi, ehl-i gafleti şiddetli tehdid eder. Şah-ı Geylânî’yi gördüğümün sebebi, Risale-i Nur’un talebelerinin kudsî bir Üstadı, beni de şâkird kabûl ettiğine dair bir işâret anladım. Ve bu âyetler havsalamın haricinde olduğu hâlde, o kudsî zâtların hürmetine, kuvve-i hâfızamda her zaman okur ve bir genişlik hâsıl olurdu.

Diğer bir rüyamda (pek geniş bir dâire, temelleri henüz inşâ ediliyor görmüştüm) bu defa o büyük bina ikmal edilmiş, içine girdiğimde sağ cihetini câmi-i şerîf olarak gördüm. Ve namaz kıldıktan sonra, bütün yazılan Risale-i Nur’u bana verdiler. Ben de yalnız bir adedini orada okunmak üzere verdim. Binanın en yüksek ve ortasında bir dikmesinin değişmesi için ellerinde demir, vinç ile çalışanlar üç kişi idiler, gördüm. Tâbirini siz Üstadıma havâle ediyorum.

Ümmî talebeniz

Mustafa ∗∗∗

► (156) ◄ Âsım Bey’in fıkrasıdır

(Âsım Bey’in fıkrasıdır)

Üstad-ı Ekremim!

Bu kerre ikmaline muvaffak olabildiğim üç risale-i şerîfe ki; Yirmidördüncü Söz, Yirmidokuzuncu Söz, Otuzbirinci Mektûb’un Beşinci Lem'ası Mirkâtü's-Sünne Risaleleri berây-ı tashih ve manzûr-u Üstadânelerine buyurulmak üzere takdim edildi. Risale-i şerîfelerin cümlesi, birer hakikat nuru fışkıran birer gülistan-ı cinândır. Hele Otuzbirinci Mektûbun Lem'aları ki, Minhâcü's-Sünne ve gerekse Tiryâku Marazı'l-Bid'a olan Mirkâtü's-Sünne okunmaya doyulmaz. Okudukça hissedilen manevî sürûr ve füyûzâtın hadd ü hududu bulunmaz bir ummân-ı feyizdir.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.