İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 175 / 348
175

► (170) ◄ Eğirdir Müftüsü’ne Son İhtar

EĞİRDİR MÜFTÜSÜ’NE SON İHTAR

(Bir kardeşimiz olan Hakkı efendinin hatırı için lâyık olduğu şiddeti bırakıp gayet mülâyim bir sûrette ihtar edildi.)

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ

Eski bir dost ve ilim noktasında bir arkadaş olmak üzere sizinle bir hasbihâl edeceğim. İkimize taalluk eden mühim bir musîbet-i diniyeyi size haber veriyorum. Bunun telâfisine mümkün olduğu kadar beraber çalışmalıyız. Şöyle ki:

Zâtınız, herkesten ziyâde hizmetimize tarafdâr ve harâretle himâyetkâr olmak lâzım gelirken, maatteessüf mechûl sebeblerle aksimize tarafgirâne ve bize karşı soğukça, rakìbâne baktığınızdan, oğlunuzu bu köyde yerleştirip ona dost-ahbab buldurmak için çalıştınız. Neticesinde burada öyle bir vaziyet hâsıl olmuş ki, mâhiyetini düşündükçe senin bedeline rûhum titriyor. Çünkü اَلسَّبَبُ كَالْفَاعِلِ kaidesince bu vaziyetten gelen günahlardan, seyyiâttan siz mes'ûlsünüz.

Zehire tiryâk nâmı vermekle tiryâk olmadığı gibi; zındıka hissiyatını veren ve dinsizliğe zemin ihzar eden bir hey'etin vaziyetine ne nâm verilirse verilsin. Genç Yurdu denilsin, hattâ Mübârekler Yurdu denilsin, ne denilirse denilsin o mânâ değişmez. Başka yerlerde, Genç Yurdu ve Türklük Meclisi, Teceddüd Mahfeli gibi isim ve ünvânlarla bulunan hey'etler, başka şekillerde zararsız bir sûrette bulunabilirler. Fakat bu köyde mâdem sekiz senedir ki, sırf esâsât-ı îmâniye ve usûl-ü hakàik-ı diniye ile meşgulüz; elbette bu köyde bize karşı muannidâne bir hey'etin takib edeceği esâs, îmânsızlığa ve usûl-i diniyeye muhâlif, hattâ zındıka hesabına bir hareket yerine girer. Bilinsin bilinmesin, netice öyle çıkar. Çünkü bu havâlide umumca tebeyyün etmiş ki, siyaset cereyanlarıyla alâkadar değilim, belki yalnız hakàik-ı diniye ile meşgulüz. Şimdi burada birisi bize muhâlif hareket etse, hükûmet hesabına olamaz; çünkü mesleğimiz siyâsî değil. Hem yeni bid'alar hesabına da olamaz, çünkü hakîki meşgalemiz esâsât-ı îmâniye ve Kur'âniye’dir.

Hem resmî diyânet dâiresinin emirleri hesabına dahi değil, çünkü emirlerini tenkid ve muhâlefet meşgalesi bizi kudsî hizmetimizden men'ettiği için o meşgaleyi başkasına bırakıp onunla meşgul olmuyoruz. Mümkün olduğu kadar o emirlere karşı temâs ettirmemeye çalışıyoruz.

Öyle ise, sekiz sene bu cereyan-ı îmânî merkezi olan bu köyde bize karşı muhâlefetkârâne ve mütecâvizâne vaziyet alan, ne nâm verilirse verilsin muhâlefeti, zındıka hesabına ve îmânsızlık nâmına kaydedilecek.

İşte sizin ilminize ve makam-ı ictimâînize ve mensab-ı fetvânıza ve bu havâlideki nüfûzunuza ve evlâd hakkındaki müfrit şefkatinizden gelen teşvikkârâne muâvenetinize istinâd ederek, burada hem beni hem seni pek ciddi alâkadar edecek bir vaziyet vücûda geliyor.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.